İki yetişkin çatışmaya girdiklerinde genellikle üçüncü bir kişiyi (belki bir çocuk veya bir ebeveyn) de aralarına alarak bir üçgen oluştururlar ve böylece, sorunlarını belirleyip çözmeleri daha da güçleşir.
Özverili olma, kişinin kendi benliğinin, ilişkiden gelen baskılar altında çok fazla "tartışılabilir" hale gelmesi demek. Benliği uzlaşmaya en açık olan kişi, farkına bile varmadan özverili olmayı kaçınılmaz olarak yaşayabiliyor. En çok özveride bulunan taraf, bastırılmış öfkeyle doluyor, sonuçta da bunalım ve diğer duygusal sorunlara karşı korunmasız hale geliyor.
Öfke, hissettiğimiz bir şeydir. Her zaman bir nedeni vardır ve ilgi görmeyi hak eder. Hepimizin, her şeyi hissetmeye hakkı vardır ve öfke buna istisna değildir.
Öfkeli kadınlar başkaları için neden bu denli tehlikelidirler? Çünkü eğer kendimizi suçlu, baskı altında ya da güvensiz hissedersek, olduğumuz yerde kalırız. Sadece kendimize karşı eyleme geçeriz ve kişisel ya da sosyal değişim yaratma çabasında olmayız. Öfkeli kadınlarsa, feminizmin son on yılında da görüldüğü gibi, hepimizin yaşamını sorgulayabilir, hatta değiştirebilirler. Oysa değişim, etkin bir şekildedeğişim yaratmaya çalışanlar için bile, endişe verici ve güç bir iştir.