Ne kadar unutmak istesem de sorun buhar olup uçmuyor, uçamaz. Senin kartların daima açıktı bunu inkar edecek, bundan ötürü şikayet edecek değilim. Evet, tamam beni başından beri neyin beklediğini biliyordum ama önceden bilmekle onu her gün, an be an bire bir yaşamak aynı şey değil. İnsan bir yola girmeden önce büyük işler beceririm sanıyor. Sonra da bakıyor ki katlanma gücü kısıtlı, daha zayıf ve kırılgan, oysa bu altüst oluşu beklemiyor.
“Hayattaki en önemli sorunlardan biri katıksız herhangi bir duygumuzun olmayışıdır. Daima düşmanımızda hoşumuza giden, sevgilimizdeyse hoşumuza gitmeyen bir taraf vardır. Bizi yaşlandıran işte bu kimyasal düğüm; alnımızı kırıştıran ve göz çukurlarımızı derinleştiren.” Yüzyıldan çok daha uzun bir süre önce İrlandalı şair Yeats böyle yazmıştı.
Şimdi o ayrıntıları anlatırsan bana o gün ilk olduklarından daha tüyler ürpertici gelecektir. Aradan geçen zaman daha çok yabancılaşma, korku ve netlik getirir. İnsan böyle bir şeyim oluşunu zaman geçtikçe daha çok sorgular, daha fazla hayretle karşılar.
-istediği kadar bizi ilerlemeye mecbur tutsun ve terk etsin, insan bir zamanlar var olup artık olmayan her şeye özlem duyar; sevince ve üzüntüye, coşkuya hatta acılara bile.