''Biliyor musun?'' dedim yarım kalan gülümsememle. ''Sen bana babamı hatırlatıyorsun,'' ıslak kirpikleri ağırca kapanıp açıldı. Canım yana yana devam ettim konuşmama.
''En az onun kadar umursamaz, bir kere bile içten sarılmayacak kadar ruhsuz...''
''Ve bir şey daha var,'' arkamı döndüm.
''Benim babam bana 'git' dediği gün öldü.''
Kadın gitti.
Adam bitti.
Bizim hikayemiz baştan sona yanlıştı.
Adam giderdi kadın biterdi, bizde bir fark vardı. Biten o'ydu giden, giden ben olacaktım.
Neden hep hak etmeyeni sever ki bu kadınlar, neden bu denli kıran, döken adamlara adar kalplerini?