... çağımızda İslâm'da bir din adamları sınıfı bulunduğunu sanarak ve bunların da yönetimi ele geçirmek istediğini varsayarak "Siyasal İslâm, din devletini öngörüyor" iddiası tümüyle mesnetsiz kalmak durumundadır. Doğru; Kur'an bir "siyasallık" vurgusu yapıyor. Fakat bu "din adamları adına" değil, "din adamlığına karşı" yapılan bir vurgudur. Yani "siyasal İslâm" denecekse illâ; bu, bir ülke yönetimini din adamlarına teslim etmenin değil, tam tersi yönetimi din adamları sınıfının elinden kurtarmanın adı olabilir. Çünkü İslâm'ın siyasallık durumu ile ilgili görüşünün, din adamları dahil herhangi bir "zümreyi" değil; adalet, emanet, ehliyet, meşveret ve maslahattan oluşan "değerleri" iktidar yapmayı öngördüğü anlaşılmaktadır. Bunun adı da din devleti değil, olsa olsa "adalet devleti" olabilir...