eugénie

Osmanlı İmparatorluğunun azamet ve istila dev­rinde her kale ve her şehir fethedildikçe riayet edilmiş eski bir anane vardır: Ordu içeri girip burçlara bayrak çekilirken surların üstünden ezan sesleri yükselir ve şehrin en büyük kilisesi derhal camiye tahvil edildikten sonra ilk cuma namazı bu ilk camide kılınır.
Sayfa 72·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Nazım Hikmet; Materyalist (Komünist) fikirleri, Marks'tan önce Şeyh Bedreddin Simavi'nin savunduğunu ve kendisi de fikirlerini ondan aldığını ifade etmekte, Marks'la Şeyh Bedreddin arasında bir bağ kurmaya çalışmaktadır.
Sayfa 70·Kitabı okuyor
Şeyh Bedrettin İsyanı
Bu isyancıların fikirlerine göre, dünya, insanların ortak malıdır. Mülkiyet, mal topluca kullanılmalıdır. Şahsiyet ve ferdiyet reddedilmiştir. Her güzel şey Cennet, her kötü şey Cehennem'dir. İbadetin sınırı, biçimi yoktur. Cesedin yeniden dirilmesi imkansızdır.
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Türkiye'deki Yahudi nüfusunun en fazla bulunduğu yer Selanik'tir. 1492 İs­panya sürgününden sonra Yahudiler, Türkiye'ye göç ediyor ve özellikle Selanik'e II. Bayezıt'ın emriyle yerleştiriliyor. Sultan Bayezıd oradaki görevliye yerleştirilmelerini ve gerekli insani muameleyi göstermelerini tavsiye ediyor. Yirmi beş sene içinde derlenip toplanıyor, geçmişteki zulüm ve işkenceleri, buranın rahat ve emin ortamında unutuyorlar. Buraya Fransa, İtalya ve Hollanda'dan da Yahudiler gelmeye devam ediyor. Selanik bir İspanyol şehri gibi oluyor. Onun gibi, dar sokaklar ve rıhtımlar... Orası, Yahudi din adamla­rının, ticaret babalarının, bankerlerin, hekimlerin ve mahir kimselerin buluşma yeri haline geliyor. Buradaki gayr-i müslimler, Müslümanlarla eşit haklara sahip oluyor. 1521'de Kanuni Sultan Süleyman, İtalyanlara hususi imtiyazlar vererek Selanik'in canlı bir şekilde büyümesine yardım ediyor. Samuel Usque, Selanik'i İsrail'in annesi olarak vasıflandırıyor (İsrail fikrinin oluşmasında Selanik merkez oluyor). 1904'te Türkiye'yi ziyaret eden İspanyol Senatörü Angel Polido, Türkiye Yahudilerinin İspanyol lisanını tam manasıyla muhafaza ettikleri ve kültürlerini de aynen taşıdıklarını müşahade ediyor.
Sayfa 61·Kitabı okuyor
1326'da Sultan Orhan, Bursa'yı zaptettiği zaman orada, bir Yahudi cemaati bulmuştur. Ötedenberi zulüm, işkence ve baskı altında yaşa­yan Yahudiler; bugüne kadar gördükleri kötü muameleye bir yenisi­nin ekleneceği korkusuyla, Türklerin Bursa'yı almalarından sonra şehri boşaltmış, daha sonra Türklerin ne kadar adil ve alicenap olduklarını öğrenince, Bursa'ya tekrar geri dönmüşlerdir. Bir müddet sonra da civar şehirlerde bulunan Yahudiler, Bursa'ya gelmişlerdir.
Sayfa 60·Kitabı okuyor