Ebru

Ebru
@legendsofbooks
3/10
·328 syf.··
2025 16. kitabı
Bugün ne yazık ki bir öneri ile değil sevemediğim bir kitabın yorumuyla geldim. Tüm övgülere rağmen aradığımı bulamadım maalesef bu kitapta. Gerilim ve korku tarzında harikalar yarattığı söylense de çok yavaş ilerlediği için pek gerilim yaratmadı bence. Düşük bütçeli bir korku filmi hissiyatı verdi bana. * Kitap 1950'li yıllarda Noemi’nin, yeni evli kuzeni Catalina’dan şüpheli bir mektup almasıyla başlıyor. Catalina mektubunda, kocasının onu zehirlediğinden şüphelendiğini ima ediyor. Bunun üzerine hemen Catalina’nın yanına giden Noemi’nin o evde yaşadıklarını okuyoruz. Catalina'nın kocası Virgil ve ailesi oldukça garip insalar olmasının yanı sıra evde de bazı açıklanamaz şeyler meydana geliyor. * Konu merak uyandırıcıydı fakat konunun işleniş şekli daha farklı olsaydı çok sevebilirdim kitabı. Olaylar çok yavaş ilerleyip sonda bir anda her şey olup bitti sanki. Korku, gerilim unsurları çok azdı. Genel olarak geçmişe dair anılar, Noemi'nin sürekli okuduğumuz rüyaları (Freud bu kadar rüya dinledi mi acaba?) , evin kasvetli halinin betimlenmesi vardı. Seveni de var ama ne yazık bana hitap etmedi.
Meksika GotiğiSilvia Moreno-Garcia · İthaki Yayınları · 2022460 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·167 syf.··
2025 15. kitabı
“Ankara, Mon Amour” bizlere 1960 ve 1980’li yıllarda Ankara’da geçen trajik bir hikayeyi ve yarım kalmışlıkları, bu hikayenin gölgesinde yaşanan hayatları iki küçük çocuk olan Emel ve Suna’nın gözünden anlatıyor. Suna’nın ağzından onun ailesini okuyarak başlıyoruz kitaba. Sonra Emel ve ailesi taşınıyorlar Ankara’ya ve Emel’in bakış açısından okumaya başlıyoruz. Sonrasında ise Suna’nın dayısı Ömer geliyor hikayemize. Bir de Ömer’in bakış açısından okuyoruz bazı bölümleri. Spoiler olmaması adına çok fazla anlatamıyorum kitabı. Zaten kısacık bir hikaye. * Günlük hayatı, komşuluk ilişkilerini ve iki çocuğun masum arkadaşlığını okumak çok keyifliydi ama bu cümlelerim size kitabın toz pembe bir hikaye anlattığını düşündürmesin. Aile sıcaklığını çok hissettiren, her duyguyu samimice anlatan bir tarzı vardı. * Yazarın dili çok akıcı ve samimiydi. Sıkılmadan keyifle ve merakla okudum kitabı.
Ankara, Mon Amour!Şükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20221,639 okunma
9/10
·144 syf.··
2025 14. kitabı
“Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları Biterse” okuduğum en güzel öykü kitaplarından biri oldu. Her öykü çok naif çok samimiydi. Herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, sanki karşı komşumuza çay içmeye gitmişiz de onun hayatını dinliyormuşuz kadar tanıdık. * Kimi hikayeyi tebessümle okurken kimi hikayede de çok üzüldüm. Kısacık olduğu için bitmesin diye okumaya kıyamadım ama elimden de bırakamadım. * En başta adı ve kapağı ilgimi çektiği için almıştım bu kitabı ama iyi ki almışım ve okumuşum dedim bitirdiğimde. Bu kitap bana sıcacık fırından taze çıkmış kek ve yeni demlenmiş çay ikilisinin verdiği huzuru hissettirdi okurken. Nasıl tarif etsem bilemediğim içimi sıcacık yapan bir öykü kitabıydı. Öykü okumayı seven herkese tavsiye ederiim.
Ya Bir Gün Kavanoz Kapakları BiterseŞeyma Çekici · Küsurat Yayınları · 2022575 okunma
9/10
Selaaam Çook sevimli, yazın bir çırpıda okunabilecek, yormayan tam kafa dağıtmalık bir kitap önerisi getirdim. Uzun zamandır romantik komedi okumamıştım keyfim yerine geldi. * Aynı kitap basım şirketinde ceo asistanları olarak çalışan Joshua ve Lucy birbirinden nefret ediyorlar ve birbirlerini sinir eden küçük oyunlar oynuyorlar devamlı. Günün birinde bir terfi söz konusu oluyor ve ikili arasındaki çekişme iyice artıyor. Vee bir gün Lucy'nin bir buluşmaya gideceğini öğrenen Josh birdenbire aslında onu kıskandığını fark ediyor. Sonrasında ise yavaş yavaş aşka giden fazlasıyla oyunbaz bir dönem başlıyor. Tam yaz dizisi kıvamında bir olay örgüsü var yani. * Yazarın ilk kitabı olmasına rağmen çok iyi ve akıcı bir dille yazılmış. Ben iki günde bitiriverdim. Okuduktan sonra yumuş yumuş olacağınız bir kitaptı. Hem eğlendiren hem de aynı zamanda ara ara hüzünlendiren tatlı, içinizi ısıtacak bir roman olmuş. * Kitabı Lucy'nin ağzından okuyoruz. Bu nedenle bazı yerlerde Josh'ın neyi neden yaptığını aşırı merak ettim ama sonrasında hepsinin nedenini öğrenebildik çok şükür. * Benim gibi iflah olmaz bir romantikseniz içinizi açacak cıvıl cıvıl rengarenk dünyasıyla bu kitap sizi mutlu edecektir.
Nefret OyunuSally Thorne · Yabancı Yayınevi · 20182,705 okunma
Puan vermedi
Herkese merhabalaar Herkesin ağlayarak okuduğu "Değersiz Bir Hayat" benim de çok dikkatimi çekmişti. Ağır bir dram okumaya kendimi hazırlamış bir şekilde okumaya başladım ve buna rağmen zaman zaman daha neler diyerek şok oldum. Gözümün yaşardığı ve okumaya dayanamadığım zamanlar bile oldu. * Kitap bize dört erkek arkadaşın hayatında yıllar içerisinde olanları anlatıyor. 800 sayfalık kalın bir kitap olmasına rağmen rahat okunabilen ve merak uyandıran bir romandı. Bu 800 sayfa içerisinde 35 yıl geçiyor. En başta kitaba adapte olmakta biraz zorlandım çünkü tek tek her karakter anlatılıyordu ve durağandı. Fakat 150 sayfa kadar sonra tamamen alışmış durumdaydım. * Kitabımızın ana karakteri aslında Jude isimli bir avukat. Diğer arkadaşları ise oyuncu olan Williem, mimarlık okuyan Malcolm ve ressam olan JB. Jude grubun en sessiz olanı. Geçmişte zorlu şeyler yaşamış fakat bunları hiç anlatmamış arkadaşlarına. Kitabı okudukça zamanla Jude'un yaşadıklarını öğreniyoruz ve ben okudukça Jude'a sarılmak, onu teselli etmek istedim. * Kalbinizi kıracak sizi üzecek ama sizi çok etkileyecek bir roman kesinlikle. Ama benim psikolojim ağır dramları kaldıracak durumda değil diyorsanız okumanızı pek önermiyorum tabii.
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma