Adelaide J

Hali vakti yerinde çiftçilerden birkaçının evinde gurur vesilesi olan cam pencerelerden var! Diğer evlerde pencere camı yerine kağıt ya da civarda bol miktarda bulunan şeffaf bir tür kaymaktaşı plakaları kullanılmıştı.
Sayfa 199 - 1877 - Osmanlı İmparatorluğu·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ertesi gün at sırtında, Nişan ya da Haç Manastırı adıyla bilinen bir Ermeni manastırına gittim. Sivas'a yaklaşık üç kilometre uzaklıkta dik bir bayıra inşa edilmişti. Beş yüz yıldan daha eski gotik kuleleri, şehirle komşu köylere tepeden bakıyor ve kilometrelerce uzaktan görülebiliyordu.
Sayfa 192·Kitabı okudu
1877 Yılında Sivas'taki Amerikalı Misyonerler Anlatıyor
"Patates sebzesini tanıtırken inanılmaz zorluklar yaşandı," dedi başka bir beyefendi; "muhatap olduğumuz insanların yaradılışı hakkında fikir verecektir bu konu size. Yabancılar tohumları dışarıdan getirip ektiler. Çok iyi ürün alındı; toprak patates yetiştirmek için çok uygun. Yerli halk ise patatesleri katiyen yemiyordu. Askeri yetkililer, kumanya tükendiğinde askerlere diğer yiyeceklerin yerine patates verdiler, askerler ancak o zaman bu sebzeyi ağızlarına koydular. Kısa zamanda hoşlanmaya başladılar, şimdi patates kültürü yavaş yavaş yaygınlaşıyor bölgede."
Sivas - 1877
Son üç yıl içinde sadece bir idam infaz edildi. Suçlu kişi askerdi; ilk eşi bir komşu tarafından baştan çıkartılmıştı. Asker eşini boşayıp başka bir kadınla evlendi, bu arada komşusuna 'Bu kadını da baştan çıkartırsan seni öldürürüm!' dedi. Tehdidi hiçbir işe yaramadı. Askerin ikinci eşi de aynı muameleyi gördü. Asker, zina yapan adamı öldürerek öcünü aldı. İşlediği bu suç nedeniyle de asıldı."
Sayfa 181·Kitabı okudu
Dört bir yanımızda, izlediğimiz yol boyunca yerlerde büyük mermer parçaları vardı. Civardaki harabeler, yüzlerce yıl önce Anadolu'nun bu bölgesinde yaşa­yanların taş ocaklarından yararlanmayı becerdiklerini gösteri­yordu. Zavallı Türkiye, Avrupalı milletler gibi uygarlık merdivenle­rini tırmanmamış, tersine bu merdivenlerden aşağı inmişti.
Sayfa 115 - Osmanlı İmparatorluğu - 1877·Kitabı okudu