O zamanlar haksız tahrik indirimi yoktu demek ki idamın hapis cezasına çevrilmesi için öldürülen kişinin ailesinin şikayetinden vazgeçmesi gerekiyormuş aynı kitabın 183. sayfasında "Anlaşılan Türkiye'de garip bir yasa var, şöyle ki: Eğer bir kişi, cinayet işlemiş ve İstanbul'dan idam emri gelmiş ise, cezanın infazını yerine getirtmekle yükümlü paşa, öldürülen kişinin akrabaları katilin hayatının bağışlanmasını talep ederlerse infazı yerine getirtmeyebiliyor.
Katilin hayatı akrabaların elinde olduğundan yasa, iki taraf arasında sık sık maddi pazarlıklara yol açıyor. Katil zenginse eğer, genellikle mülkünün tamamından vazgeçmek zorunda kalıyor; sonra da akrabalar onu bağışlarlarsa yasa on beş yıl hapis yatmasını şart koşuyor. Cezanın bu kısmı aşırı gevşek bir tarzda infaz ediliyor. Mahkumun tanıdıkları, hapishane görevlilerini tatmin edecek miktarda para toplamayı başarırlarsa,
katilin hapisten kaçmasına, kendi memleketinde serbest yaşamasına izin veriliyor"