Dünyanın dışına çıkabilen, zamanı mekanı aşabilen en güçlü sözlerimiz, dualarımızdır. Yazıya gerek kalmadan ve hiç şaşmadan adrese ulaşan, asla kaybolmayan âminlerimizdir.
Filistin halkının direnişini besleyen ve mücadelelerindeki kararlılığı güçlendiren onların umududur. 73 yıl sonra bugün bile kayıp evlerinin anahtarlarını ellerinde sıkı sıkı tutan umutlarıdır. O anahtarların bir gün ait oldukları evin topraklarına geri dönmesi ümididir. İster çocuklarının, ister torunlarının elinde olsun, Nakba ancak o zaman sona erecek. ...Yani Filistin özgürleşinceye ve bu topraklar hak sahiplerine iade edilinceye dek onların acısı bizim acımızdır ve Nakba devam edecektir.
Zeytin Ağaçları, taş atan çocukların yanı sıra en önemli umut sembollerinden biri de "Eski Anahtar" dır. 1948 yılında evlerinden zorla çıkarılan Filistinliler yakın zaman sonra geri dönme umuduyla kapılarını kilitleyip anahtarlarını yanına almış ve özenle saklamışlardır. O evler bugün çoktan yıkılmış olsa da anahtarlar bir umut sembolü olarak yeni kuşaklar tarafından hala saklanır.