Fakat bakışları, berrak ve canlı bakışları kalbinden benim kalbime adını bilmediğim bir şey; tatlılığı, yüceliği ile kalbimin titrediği, ruhumun bayıldığı bir şey döküyor, döküyordu.
Ruhumla söz veriyorum ki bir daha ömrümde bir ilişki olmayacak. Bu, sana bağlılık için, felsefî ve ahlâkî sebepler için olmasa bile bu acıları yine duymamak için.
Fakat biliyorum ki yıllarca bu küçük şeyleri, kerpetenle birer birer diş söker gibi ruhumdan sökeceğim ve hepsinde, aynı, benliğimden kopan bir şey acısı, ruhumda ölen bir şey acısı duyacağım. Fakat sen bunları bilmez ve anlamazsın değil mi?