Hikmet

Bir bankta veda akşamı Gözlere yabancı , dudaklara ayrılık sunulmuş. Sevmek,kendinden vermek yetmiyormuş. Yaş geçtikce anlıyor insan Bir bankta'ki çaresizliğini Koştukça bir yere varamıyorum Hayallerimi yaşamak için gerçeğimi veriyorum Gerçeğim kör ebe Hayalim kaçmakta Ben ise bambaşka yerdeyim
Reklam
Defterimde sana olan aşkımı biriktirdim Anlatamadım sana olan sevgimi Karaladıkça karaladım beyaz kağıdı Beyaz yenildi, bende kaldım Kazanan olmadı bu meselede Kaybedenler ağıdı döküldü mısralarımda Bir vurgun sevdadır benimki Her gün yanmaya mahkum Af bekleyen bir adam çaresizliği var üzerimde Her günün bir gün biteceğini Mutluluğun üstüme yağacağı bir nisan akşamı Islanmayı bekliyorum sırılsıklam Varsın kelimeler yenilsin, varsın kağıtlar sussun; Bu vurgun sevdanın mührünü Gözyaşım gibi dökülen o yağmurlar vursun
Dünya kımıldadı ,Karları bedenime yağdı Gönül buzlar attı yüreğime Selamla doğdu, ölerek yaşadı Geçen zamana baksan kolları kollarıma bağlı Dudaklardan sevgi taneleri dağılırdı yüzüme Sevgiyle yürürdüm karlı asfaltta, yollar ona götürürdü. Düşünceler dağıtır aşk mektupları, ulaşır harfler kalpler makamına, gönül yazar kulaklara vurulur aşk şarkıları Bir gün gelir dağılır maviler demişlerdi. İnanmak istemedim. Her aşk bir gün biter demişlerdi duymak istemedim. Mavilerime bir beyaz bulaştı. Beyaz toprak döküldü üzerime Aşk hançeri yiyenler gişesinden bilet verildi dermansız ellerime Karlı mezar kurdular asfaltlarıma İlk beyazı, mavimi veren attı Gömüldüm derine derine...
Ahmet uluçay- günce