Gücümü içimdeki güçsüzlükle boğuşurken kaybettim. (Dostayevski)
Evimde ki duvar üzerime geliyor
Beni küçümsüyor,
Üzerime boyalarını fırlatıyor.
Boyalara bulanıyorum.
Sert bakıcı beyazlığıyla korkutuluyorum.
Lambanın ışığı karanlığımı aydınlatamıyor.
Yatağım , reading cezaevindeki hücrenin taş betonu gibi ,yan hücreden Charles seslenir herkes öldürür sevdiğini, ya kendini öldüren nolacak Charles, kendini öldürebilme doruğunda zincirlenmiş bir beden ruha engel olabilir mi?
Neyse ki kafamdaki yaşanan bu flashbackler arada bi uğruyor.
Bir gün dostayevski, bir gün Oscar Wilde böyle uğrarlar bana
Bedenen öldünüz, ama ruhunuz hep etrafımızda dolaşıyor,Bunu hissedebiliyorum.