Öncü kuşaklarını yitiren bir ülke kesinlikle geçmişini de göremez, içinde yaşadığı dünyayı da anlayamaz, geleceğe nasıl yürümesi gerektiğini de bilemez. Nerede durduğunu göremez. Durduğu yerin neresi olduğunu bilemez. Nerede durduklarını bilemeyenlerin nereye, neyle, nasıl ve niçin gitmeleri gerektiğini bilebilmeleri imkânsızdır. Zira durduğunuz yer, gördüğünüz şeyi belirler.
"Modernleşme, Türklerin İslâm'dan uzaklaştırılması projesidir." Modernleşme denilen şey sekülerleşme, laikleşme. Şu an tam da bunun yol açtığı felaketi yaşıyoruz.
Tarihi bir hafıza olarak düşünün, hafızanın olmadığı, hafızasını yitirmiş bir insanın eşyayı, etrafında olup biten şeyleri anlamlandırabilmesi mümkün değil, isimlendirmesi imkânsız. Bir toplumun alzheimer olması demek, hafızasını, tarihini yitirmesi demek. Bu çok tehlikeli bir şey, hele ki tarihin akışını değiştirmiş bir toplumsa bu.
Sömürgecilerin işgal ettiklerinde, sömürgeleştirdiklerinde yapacakları şeylerin katbekat daha fazlasını yaptıysak; bu toprağın kimliğini, ruhunu kaybettiysek biz neyin savaşını verdik?