Burası hikâyemizin sonu değil, tam aksine upuzun bir ömre yayılacak olan başlangıcıydı ve ben ailemle bu hayatı yaşamak için sabırsızlanıyordum... -Leyla Emirsoy
Kalbimin atışının tek bahanesi sensin. -Leyla Emirsoy
Her zaman da ben olacağım. Kalbin aşktan başka hiçbir şey için dengesini şaşırmayacak. İzin vermeyeceğim. -Eren Karahan
Ama değilsen... Sen de benim gibi hiç hesapta olmayan bu aşkın rüzgarına kapıldıysan, tut elimi. Yerleş yüreğime ve bana bir söz ver. Artık tek başına olmadığını, sadece kendin için değil, benim için de yaşayacağını söyle. Bizim için bir umut varsa eğer, bunu bana söyle Leyla... Söyle ki benim de her gün ölümü omuzlarımda taşı yarak başladığım günleri yuvamda sonlandırmak için bir sebebim olsun... -Eren Karahan
Her şeyi bildiğini sanır gibi konuştuğunda sana sinir oluyorum Komiser! -Leyla Emirsoy
Bense sen bana öfkeli gözlerle, 'Komiser!' diye söylendiğinde sana hayran oluyorum. -Eren Karahan
Bunun sadece söylemekle bir anlam ifade etmeyeceğini biliyorum ama şimdilik elimden bu kadarı geliyor. Ben varım Leyla... Hayatındaki onca şerefsize rağmen yanında ben varım. Adına ne dersen de, beni hayatında hangi sıfatla tutarsan tut, ben orada olacağım. Bu iş bittiğinde, bu oyun son bulduğunda ben yine yanında olacağım. Bir sürü boktan insanın biri sürü yalanla hayatına sızdığını biliyorum ama ben yalan söylemiyorum. Ben bu hayatta hiç kimseye yalan söylemedim, sana da söylemiyorum. Sadece bunu bil, olur mu? -Eren Karahan
Kötülük neydi? Sınırları var mıydı? Nerede başlar, nerede bi-terdi mesela? Her insanın içinde gerçekten de bir cani, bir katil gizli miydi? Her insan bir gün mutlaka kötü olmayı seçer miydi?
Bile isteye bir başkasının canını yakmak, ona zarar vermek her zaman bir mecburiyet mi yoksa insanın kendi seçimi midir? -Leyla Emirsoy