• LEYLİM LEY
    Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
    Seher yeli dağıt beni, kır beni
    Götür tozlarımı burdan uzağa
    Yarın çıplak ayağına sür beni

    Ayın şavkı vurur sazım üstüne
    Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
    Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
    Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

    Yedi yıldır uğramadım yurduma
    Dert ortağı aramadım derdime
    Geleceksen bir gün düşüp ardıma
    Kula değil, yüreğine sor beni

    Sabahattin Ali
  • 152 syf.
    ·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
    Hepimiz aşinayız aslında onu şiirlerine, tek sorun şiir olduğunu pek azımız biliyor.

    1)“Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
    Seher yeli dağıt beni kır beni “ dizeleriyle başlayan hepimizin aşina olduğu, birçok sanatçıdan dinlediğimiz “leylim ley” şiiri
    -https://youtu.be/gv4xxFKv8vY
    -https://youtu.be/Jj44LakjeNE

    2) ”...
    Görmesen bile denizi
    Yukarıya çevir gözü
    Deniz gibidir gökyüzü
    ... ” dizelerinin de içinde bulunduğu “Mapushane türküsü 5” şiiri. Biz ise bu şiiri Aldırma Gönül diye öğrendik, ezberledik hatta bağıra çağıra söyledik.
    -https://youtu.be/o6PZsAitVCc

    3) “Sene 1341 mevsime uydum
    Sebep oldu şeytan bir cana kıydım
    Katil defterine adımı koydum
    Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz” şarkı yetmedi aynı isimle birde dizi çekiliyor. Amacım reklam yapmak değil Sabahattin Ali’nin şiirlerindeki; diziler, filmler, hikayeler, romanlar içeren derinliği anlatmaktır:)
    -https://youtu.be/9f6ou-gXcNA

    4) “Dağlar dik, çeşmeler kuru
    Yarimin benzi çok sarı
    Ölüm var, dönülmez geri
    Yürü yağız atım yürü…” dizeleriyle kız kaçıran şiiri.
    -https://youtu.be/sFvw5tkETCg

    5) “...
    kimseye soramadığım
    doyunca saramadığım
    görmesem duramadığım
    ...” dizeleriyle biten Mapushane türkülerinin ilki Göklerde Kartal Gibiydim’
    -https://youtu.be/CVPxcLLPIxk

    6) “...
    Sözün şiirlerin mükemmelidir
    Senden başkasını seven delidir
    Yüzün çiçeklerin en güzelidir
    Gözlerin bilinmez bir diyar gibi
    ...” hangi dörtlüğünü, hangi mısrasını alsam diğerine haksızlık ettiğimi düşünüyorum.
    -https://youtu.be/OZ-W9sKJKHg

    7) “Seneler sürer her günüm,
    Yalnız gitmekten yorgunum”
    -https://youtu.be/UsFZvUM_6rU

    8) “Başım dağ saçlarım kardır,
    Deli rügarlarım vardır,
    -https://youtu.be/DgJWuhrv3ZQ

    9) https://youtu.be/_bM9PMCaGxQ

    10) https://youtu.be/qKj8EOuvRcI

    11) bu şarkıyı kitaba başladıktan sonra buldum ve yoruma bayıldım.
    -https://youtu.be/IOd4Bhd-bWA

    12) https://youtu.be/rYRuvPcpbC0

    13)”Hey gönül gene bu gece
    Kederim geceden yüce
    Gel susalım beraberce
    Böyleymiş kara yazımız” dizeleriyle “kara yazı” şiiri
    -https://youtu.be/T8J2aQRD78Q

    14) “Burda çiçekler açmıyor
    Kuşlar süzülüp uçmuyor
    Yıldızlar ışık saçmıyor
    Geçmiyor günler geçmiyor.”
    -https://youtu.be/ibU4dhh_gBs

    15) “Mayıs‘ta gönlüm delidir”
    -https://youtu.be/sKjtXapXZPE

    16) https://youtu.be/gGSP6I4wMVI

    Her şarkının birden fazla yorumu mevcut. Youtube ve Spotify uygulamalarında “Sabahattin Ali Şarkıları” adı altında çalma listesi bile mevcut.
    Herkese keyifli okumalar - keyifli dinlemeler:)
  • 152 syf.
    ·1 günde·Beğendi·9/10
    Sabahattin Ali Bütün şiirleri eserinden bazı örnekler ve uzantıları yazdım.Okuyup dinledikten sonra bu adam roman ,öykü de olduğu kadar şiirde de ne denli başarılı olmuş diyeceksiniz ve örnekleri okudukça dönüp besteleri daha farklı bir duygu ile dinleyeceksiniz.
    HAPİSHANE ŞARKISI -1-

    Göklerde kartal gibiydim.
    Kanatlarımdan vuruldum;
    Mor çiçekli dal gibiydim,
    Bahar vaktinde kırıldım.

    Yar olmadı bana devir,
    Her günüm bir başka zehir;
    Hapishanelerde demir
    Parmaklıklara sarıldım.

    Coşkundum pınarlar gibi,
    Sarhoştum rüzgarlar gibi;
    İhtiyar çınarlar gibi
    Bir gün içinde devrildim.

    Ekmeğim bahtımdan katı,
    Bahtım düşmanımdan kötü;
    Böyle kepaze hayatı
    Sürüklemekten yoruldum.

    Kimseye soramadığım,
    Doyunca saramadığım,
    Görmesem duramadığım
    Nazlı yarimden ayrıldım.


    KARA YAZI

    Geçmedi yare sözümüz
    Yollarda kaldı gözümüz
    Yere sürüldü yüzümüz
    Böyleymiş kara yazımız

    Çiçekler açılmaz oldu
    Pınarlar içilmez oldu
    Yar bize gülmez oldu
    Böyleymiş kara yazımız

    Yalnız ona yar demiştik
    Onda birşey var demiştik
    O bizi anlar demiştik
    Böyleymiş kara yazımız

    Hey gönül gene bu gece
    Kederim geceden yüce
    Gel susalım beraberce
    Böyleymiş kara yazımız

    ''Bu bahtımızın işidir
    Bu her işin başıdır
    Yar başkasının eşidir
    Böyleymiş kara yazımız''

    KIZKAÇIRAN

    Dağlar dik, çeşmeler kuru,
    Yarimin benzi çok sarı;
    Ölüm var, dönülmez geri;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Dağlar geçilmiyor kardan;
    Aman yok candarmalardan.
    Ayrılamadım bu yardan;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Yarim bu gece yoruldu,
    Kaçırdığıma darıldı;
    Bak, daha sıkı sarıldı;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Nasıl titriyor korkudan:
    Kaldırdım onu uykudan;
    Sesler geliyor doğudan;
    Yürü yağız atım, yürü...

    Peşime düştü takipler,
    Boynumu bekliyor ipler
    Zeybekler seni ayıplar;
    Yürü yağız atım, yürü...

    BENİM MESKENİM DAĞLARDIR

    Başım dağ saçlarım kardır,
    Deli rügarlarım vardır,
    Ovalar bana çok dardır,
    Benim meskenim dağlardır.

    Şehirler bana bir tuzak,
    İnsan sohbetleri yasak,
    Uzak olun benden, uzak,
    Benim meskenim dağlardır.

    Kalbime benzer taşları,
    Heybetli öter kuşları,
    Göğe yakındır başları;
    Benim meskenim dağlardır.

    Yarimi ellere verin;
    Sevdamı yellere verin;
    Elleri bana gönderin:
    Benim meskenim dağlardır.

    Bir gün kadrim bilinirse,
    İsmim ağza alınırsa,
    Yerim soran bulunursa:
    Benim meskenim dağlardır.

    LEYLİM LEY

    Döndüm daldan düşen kuru yaprağa
    Seher yeli dağıt beni kır beni
    Götür tozlarımı buradan uzağa
    Yarin çıplak ayağına sür beni

    Aldım sazı çıkmış gurbet görmeye
    Dönüp yare geldim yüzüm sürmeye
    Ne lüzum var şuna buna sormaya
    Senden ayrı ne hal oldum gör beni

    Ayın şavkı vurur sazım üstüne
    Söz söyleyen yoktur sözüm üztüne
    Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
    Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

    Yedi yıldır uğradım yurduma
    Dert ortağı aramadım derdime
    Geleceksen bir gün düşüp ardıma
    Kula değil yüreğine sor beni

    HAPİSHANE ŞARKISI -3-

    Burda çiçekler açmıyor,
    Kuşlar süzülüp uçmuyor,
    Yıldızlar ışık saçmıyor,
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Avluda olta vururum;
    Kah düşünür, otururum,
    Türlü hayaller görürüm;
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Gönülde eski sevdalar,
    Gözümde dereler, bağlar,
    Aynada hayalim ağlar,
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Dışarda mevsim baharmış,
    Gezip dolaşanlar varmış,
    Günler su gibi akarmış...
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    Yanımda yatan yabancı,
    Her sözü zehir gibi acı,
    Bütün dertlerin en gücü;
    Geçmiyor günler, geçmiyor.

    HAPİSHANE ŞARKISI -5-

    Başın öne eğilmesin
    Aldırma gönül, aldırma
    Ağladığın duyulmasın,
    Aldırma gönül, aldırma

    Dışarda deli dalgalar
    Gelip duvarları yalar;
    Seni bu sesler oyalar,
    Aldırma gönül, aldırma

    Görmesen bile denizi,
    Yukarıya çevir gözü:
    Deniz gibidir gökyüzü;
    Aldırma gönül, aldırma

    Dertlerin kalkınca şaha
    Bir küfür yolla Allaha
    Görecek günler var daha;
    Aldırma gönül, aldırma

    Kurşun ata ata biter
    Yollar gide gide biter;
    Ceza yata yata biter;
    Aldırma gönül, aldırma

    ESKİSİ GİBİ

    Seneler sürer her günüm,
    Yalnız gitmekten yorgunum;
    Zannetme sana dargınım,
    Ben gene sana vurgunum.

    Başkalarına gülsem de,
    Senden uzakta kalsam da,
    Sevmediğini bilsem de
    Ben gene sanavurgunum.

    Dağları aşınca başım,
    Geri kaldı her yoldaşım,
    Gerl sevgilim, gel kardaşım,
    Ben gene sana vurgunum.

    Gönlüm seninkine yardı,
    Aynı şeyleri duyardı;
    Ayaklarımız uyardı...
    Ben gene sana vurgunum.

    MELANKOLİ

    Beni en güzel günümde
    Sebepsiz bir keder alır.
    Bütün ömrümün beynimde
    Acı bir tortusu kalır.

    Anlıyamam kederimi,
    Bir ateş yakar derimi,
    İçim dar bulur yerimi,
    Gönlüm dağlarda bunalır.

    Ne kış, ne yazı isterim,
    Ne bir dost yüzü isterim,
    Hafif bir sızı isterim,
    Ağrılar, sancılar gelir.

    Yanıma düşer kollarım,
    Görünmez olur yollarım,
    En sevgili emellerim
    Önüme ölü serilir...

    Ne bir dost, ne bir sevgili,
    Dünyadan uzak bir deli...
    Beni sarar melankoli:
    Kafamın içersi ölür.

    ÇOCUKLAR GİBİ

    Bende hiç tükenmez bir hayat vardı
    Kırlara yayılan ilkbahar gibi
    Kalbim hiç durmadan hızla çarpardı
    Göğsümün içinde ateş var gibi

    Bazı nur içinde, bazı sisteyim
    Bazı beni seven bir göğüsteyim
    Kah el üstündeydim, kah hapisteydim
    Her yere sokulan bir rüzgar gibi

    Aşkım iki günlük iptilalardı
    Hayatım tükenmez maceralardı
    İçimde binlerce istekler vardı
    Bir şair, yahut bir hükümdar gibi

    Hissedince sana vurulduğumu
    Anladım ne kadar yorulduğumu
    Sakinleştiğimi, durulduğumu
    Denize dökülen bir pınar gibi

    Şimdi şiir bence senin yüzündür
    Şimdi benim tahtım senin dizindir
    Sevgilim, saadet ikimizindir
    Göklerden gelen bir yadigar gibi

    Sözün şiirlerin mükemmelidir
    Senden başkasını seven delidir
    Yüzün çiçeklerin en güzelidir
    Gözlerin bilinmez bir diyar gibi

    Başını göğsüme sakla sevgilim
    Güzel saçlarında dolaşsın elim
    Bir gün ağlayalım, bir gün gülelim
    Sevişen yaramaz çocuklar gibi
  • Yedi yıldır uğramadım yurduma
    Dert ortağı aramadım derdime
    Geleceksen bir gün düşüp ardıma
    Kula değil yüreğine sor beni
  • Döndüm daldan kopan kuru yaprağa
    Seher yeli dağıt beni kır beni
    Götür tozlarımı burdan ırağa
    Yarin çıplak ayağına sür beni
    Leylim ley leylim ley

    Ayın şavkı vurur sazım üstüne
    Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
    Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
    Ay bir yandan sen bir yandan sar beni
    Leylim ley leylim ley

    Yedi yıldır uğramadım yurduma
    Dert ortağı aramadım derdime
    Geleceksen bir gün düşüp ardıma
    Kula değil yüreğine sor beni
    Leylim ley leylim ley

    Sabahattin Ali
  • Gecedir. Ah, dilde gecedir. Aylardan Kasım'dır. İn cin uykudadır. Şehir yerine dağlar utangaçtır. Gözlerimin karalığını sırtına ferace sermiş adam yalın ayak yoldadır. Ey hüznün emzirdiği adam, beri dönsün yüzün. Gel gitme! Sinende efkar. Dilinde ah-ı zar. Leylim ley değil. Veyl olsun seni anlamayan dünyaya. Gel gitme! Korkuyorum gidip de geri dönmeyeceksin.
  • Sabahttin Ali'nin bestelenen birçok şiiri de vardır. Bazıları:
    -Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz
    -Aldırma Gönül
    -Leylim Ley
    -Ben Gene Sana Vurgunum
    -Göklerde Kartal Gibiydim