Ay fırat

Ay fırat
68 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
Sorumluluğun temeli özgürlüktür. Özgürlük de insanın bir şeyi yapıp yapmamakta serbest olması ve seçeneklerin varlığına bağlıdır. Kendisini davranışlarının gerçek öznesi olarak hissetmeyen veya seçenek sahibi olmayan birinin, özgür irade sahibi olmasından söz edemeyiz. Bu bağlamda akıl ve özgürlük, sorumluluk için şarttır ve ancak bu iki şart birleşince "kişi" olmaktan söz edilebiliriz.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Sorumluluk, kişinin kendi davranışlarını veya yetkisinde olan herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, hesabını verebilmesidir.
Davranışın, kişinin ahlâkındaki yerini görmenin iki ölçütü söz konusudur:”süreklilik ve tabiilik”.
“Olan olmuştur evladım, olacak olan da olmuştur.” İlahi taktir, olacak olanı da olduruyor, gören göze…
Olduğundan farklı olma arzusu. Bu, bir insanın kaderden yiyebileceği en büyük silledir. Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğıyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını, kibirli, egoist, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir; hayır, övgü ya da ödül almayacağını bilmelidir. İnsan katlanmak zorundadır, işin bütün sırı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır; çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. Insan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zekâ yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.