Liber epifani

Liber epifani
@liber_epifani
Bir şey vardır, öyle yaralar, yakar ve acı verir ki, belki ölüm bile bu ıstırabı dindiremez: Bir ya da iki kişinin, insanın onsuz insan olarak kalamayacağı benlik duygusunu zedelemesi.
Sayfa 102·Kitabı okudu
İnsan ne yaşayacağını biraz da kendi belirler. Yaşanması gerekeni belirler, yanına çağırır ve bırakmaz. İnsan böyledir. Yaptığının vahim olduğunu ilk andan itibaren bildiği halde yine de yapar. İnsan ve kaderi birbirlerine tutunurlar; birbirlerini çağırır ve şekillendirirler. Kaderin hayatımıza gizlice girdiği doğru değildir. Hayır, bizim açtığımız kapıdan girer ve ondan daha da yaklaşmasını isteriz. Hiçbir insan çelik gibi bir meşruiyetle kendi varlığından, karakterinden kaynaklanan bir musibete eylemler ya da sözlerle sırt çevirecek kadar güçlü ve zeki değildir.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Olduğundan farklı olma arzusu: Kalpte yanan hiçbir arzu daha acı verici olamaz. Çünkü insan hayata ancak kendi kendisi ve dünya için taşıdığı anlamla uzlaşarak katlanabilir. Nasılsa öyle olduğu gerçeğiyle uzlaşmalı ve bu bilgece davranış için hayattan övgü almayacağını, kibirli, egoist, kel ya da göbekli olduğunu bildiği ve buna katlandığı zaman göğsüne madalya takılmayacağını bilmelidir; hayır, övgü ya da ödül alma-yacağını bilmelidir. Insan katlanmak zorundadır, işin bütün sırrı budur. Kendi karakterine, kendi tabiatına katlanmak zorundadır; çünkü ne tecrübe ne de kendi eksikliklerine, şahsi menfaatlerine ve açgözlülüğüne dair içgörü bir şey değiştirir. Arzularımızın dünyada tam bir yankısı olmayışına katlanmak zorundayız. Sevdiklerimizin bizi sevmemesine ya da umduğumuz gibi sevmemesine katlanmak zorundayız. İnsan ihanete, sadakatsizliğe katlanmak zorunda; ve son olarak, ki bu bütün görevlerin en zoru, birisinin karakter ya da zekā yönünden kendisinden üstün olmasına da katlanmak zorunda.
Sayfa 72·Kitabı okudu
İnsan,önemli soruları sonunda daima bütün hayatıyla cevaplar.
Bir insan sadakatsizlik,hainlik edebilir,hatta en kötüsünü yapıp cinayet işleyebilir ve yine de suçsuz kalabilir.Fiil henüz hakikatin kendisi değildir.Sadece bir sonuçtur ve insan bir gün yargıç sıfatıyla çıkıp bir hüküm vermesi gerektiğinde polis raporundaki olgularla yetinemez,hukukçuların gerekçe dedikleri şeyi de bilmesi gerekir.
Sayfa 61·Kitabı okudu