Serinin ilk kitabı olan Karanlık Göl'ü çok beğenmiştim. Fakat bu kitabı beni üzdü. Karakterler oldukça fazla, olay örgüsü Gemma'nın daha önceki yerlerde çalıştığı dedektifler ve olaylarla birleşince iyice karışmış. Baş kahramanımız Gemma'nın bir taraftan bir sürü vaka ile uğraşırken bir taraftan küçük yaştaki çocuğuna bakmakla yükümlü olması ve çocuğun bu süreçte Gemma'nın yeni tanıştığı ve hoşlanmadığı bir dedektifin ailesine tarafından bakılması,vb. olaylar hikayenin inandırıcılığını azaltmış. Konusunu da sıkıcı bulduğum kitabı finalindeki öngörülebilir sürpriz de kurtaramamış. İlk kitabın hatırına seriye yine bir şans daha tanımayı düşünüyorum.
Epeydir böylesine akıcı ve gerilim dolu bir kitap okumamıştım. Yazarın tarzı Freida Mcfadden'a, kitap da meşhur "Hizmetçi" adlı eserine çok benziyor ancak onun bir kaç gömlek üstü diyebilirim. Sonunu kestirebilmeniz mümkün değil. Ben çok beğendim umarım başka kitapları da çevrilir.
Merakla almış olduğum "Şebeke" yazarın Türkçeye çevrilmiş tek kitabı ve aslında yedi kitaplık bir serinin ilki. Fakat ne yazık ki umduğumu bulamadım. Aksiyon dozu yüksek ve kolay okunan bir kitap olsa da, gerek ana karakter Heck ve gerekse yardımcı karakter Lauren bana inandırıcılıktan uzak geldi. Hikayeyi de oldukça zorlama ve gereğinden fazla uzatılmış buldum. Serinin diğer kitapları çevrilse bile bir daha okuyacağımı zannetmem.