Nicola Sanders / Paranoyak
Okumaya başladığınızda size zamanı, işinizi ve yapacaklarınızı unutturacak ve elinizden bırakmadan bitirmek isteyeceğiniz bir kitap. Gizemi, gerilimi ve aksiyonu öyle bir içine çekiyor ki kendinizi sürekli müdahale ederken buluyorsunuz.
Farklı ve orjinal bir konusu yok ama son ana kadar maratondaymışsınız gibi nefesinizi kesen bir akışı var. Kitap şaşırtıcı bir final yaparken devamı olmalı burda bitmemeli diye de düşündürüyor.
Joanne, şehirden uzak harika bir evde sevdiği kocası Richard ve dört aylık kızı Evie ile mutlu bir yaşam sürüyordu. Tek derdi kendisi kadar boş zamanı olmayan arkadaşları ve eşi yüzünden hissettiği yalnızlıktı.
İki sene önce evlendiklerinde, Richard’ın ilk evliliğinden olan kızı Chloe babasının bu kararından dolayı onu yok saymış ve hiç konuşmamıştı. Ta ki kardeşi ile tanışmaya karar verene kadar. Chloe’in gelişi yalnızca Joanne üzerinde değil okuyucu üzerinde de bomba etkisi yaratacak. Babasının yanında bir melek olan yirmi yaşındaki Chloe, bir yandan yaptıkları ile yok artık dedirtirken bir yandan da geçmişin gizemini ve sırlarını bulmaya itecek. İnsan olaylara dışarıdan bakarken bazı şeyleri daha net görebiliyor ama yaşarken çoğu şey gölgede kalıyor. Bunun için de içgüdülere kulak vermek gerekiyor. Bu aile ile tanışıp akıcı ve gizemli hayatlarına eşlik etmelisiniz. Keyifli okumalar…
Büyük Sıç**k şimdi ne yapacağız hahaha
Kitaba başlarken az çok bir tahmin yürüttüm hani okuma nedenim zaten sinirlerimi zıplatması ve ters köşesi basite olsa okey’di kitap güzel ve hızlı okunurken bir türlü tam puanlık hissedemedim hatta bu pek başarılı değil dedim sinirleri zıplatma konusunda o yüzden gelen ters köşeyi beklemiyordum, aslında tahmin edilmesi kolay belki basit olabilir ama ben başka teorim olduğu için güzel şaşırtı , ve o son sayfa , yani içimden bir his öyle olacağını biliyordu ama inanmak istemedim ama yazar yaptı yapacağını , o yüzden frieda gibi kısa ve öz bir kitap arıyorsanız seveceğinizi düşünüyorum.
İlk cümlesiyle beni içine alan ve bir türlü de rahat bırakmayan şu canım kitabın, son sayfalarıyla asabımı çok fena bir şekilde bozduğunu belirtmek isterim.
Ters köşeleri tabi ki de bekliyordum. Okurken bende herkes gibi göze sokulanın değilde görünmeyenin peşine düştüm ama, ama işte o son sayfalar,….
Peki şimdi ben gidene mi ağlayayım, kalanamı üzeleyim, saykoyu tebrik mi edeyim yoksa iki kaşık suda boğup öyle mi sinir mi olayım,… hiç bilemedim.
Kafamda bir sürü saçma sorular,…
Neyse, ben en iyisi evin köpeği Oscarı ve bebişi Evieyi sevip kalan herkesi sallayayım gitsin, bu kitabın duygusal anlamda başka bir çıkış yolu yok.:)
Yani demem o ki; Psikolojik gerilim, gizem ve suç kitabı olarak vadettiği herşeyi sonuna kadar veren bir kitaptı kendileri. Görevini başarıyla yerine getirdi yani. :D
Sevgili Esra incelemesi sonucu almış ve iyi ki almışım dediğim kitaplardan. Bu vesileyle Esra çok teşekkür ederim. Soluksuz okuduğum akıp giden bir kitaptı. Harika bir evliliği, çok sevdiği ve sevildiği bir eşi ve bebeği olan Joanne'nin kendisi ile evlenmesi sebebiyle iki yıldır babası ile konuşmayan üvey kızının kardeşini tanımak için yanlarına gelmesi ile değişen hayatları. İnsanın hislerine güvenmesi gerektiği ve finali ile güzel bir kitaptı. Kesinlikle tavsiye ederim.
Bu kadar kısa zamanda biteceğini hissetmiştim....Aslında kitap olay örgüsü olarak çok bilindik ama kendini hevesle merakla okutmayi başaran bir kalem....Sonlara doğru daha bi heyecan dolu....Okunmalı...
Kitabın kapağını açtığım anda, hani bazen yaklaşan bir felaketi önceden sezermişçesine insanın içine çöken o tarif edilemez tekinsizlik hissi olur ya. İşte ben de tam olarak böyle hislerle başladım okumaya. Ve yanılmadım. Patlamaya hazır bir yağmur bulutu gibi, yavaşça kendini hissettirmeye başladığında içim, sürekli bir huzursuzluk ve tedirginlikle doldu.
Hani "eve düşen yıldırım gibi" derler ya. İşte bu kitap tam da bunu anlatıyor. Ama öyle sıradan bir yıldırım değil, böylesine yıkıcı, böylesine sarsıcı olanına daha önceden denk gelmemiştim. Okurken sinirlerim gerildi resmen. Hikaye tek bir mekânda, bir evin içinde geçiyor fakat o ev, şeytani planlar peşinde olan birinin dehşet verici sahnesiyle okuru gerim gerim geriyor. Bu gerilim korku anlamında değil ama, daha çok insanın ruhunu tüketiyor. İçimizdeki durgun bir suya taş atılmış gibi, duygularımızda da halka halka kıpırdamalar dalgalanmalar oluyor. Sinir bozuyor, bu kadar da olmaz dedirtiyor. Ayrıca yazar, karakterlerin fiziksel özelliklerini ve tüm davranışlarını en ince ayrıntısına kadar betimleme gereği duymaksızın, onları okuyucunun zihninde ustalıkla şekillendirmeyi başarmış. Her bir karakter, içimizde can buluyor ve adeta bizimle yaşıyor.
Çok ama çok beğendim. Tek oturuşta bitecek kadar derli toplu bir anlatıma ve dengeli bir tempoya sahipti.
Hani su içerken anlarsın ya ne kadar susadığını, ben de öyle kana kana içtim tüm sayfaları. Yalnız finalinde sonrasında neler yaşandı okumak isterdim. Olsun, yine de okuduğum için hiç pişman değilim hatta tekrar okumayı düşünecek kadar çok sevdim kitabı. Psikolojik gerilim seven her okura şiddetle tavsiyemdir
merhaba kitap dostlarım.. çapraz okuma olarak başladığım kitabı da bitirmiş bulunuyorum.. okuduğum çok güzel psikolojik gerilim kitaplarından biri.. elinizden düşürmeden okuyacağınız mükemmel bir kitap..
Konusuna gelecek olursak Richard ve Jo severek evlenen bir çift.. bir gün Richard ın eski evliliğinden olan kızı Chloe yanlarına gelir ve onlarla yaşamak ister.. garip davranışlar sergileyen Chloe güven vermez.. peki bu ilişkide tehlikeli olan kim? Chloe mi yoksa babası Richard mı? Sonuna kadar heyecan dolu olan bu kitabı şiddetle tavsiye ederim
Kitapla kalın dostça kalın
Joanne’in harika bir evi, sevgi dolu bir kocası ve dört aylık bir bebeği vardı. Hayat onun için daha iyi olamazdı. Ta ki eşinin yirmi yaşındaki kızı ortaya çıkana kadar. Chloe, iki yıldır babasıyla tek kelime konuşmamasına rağmen şimdi nedense barışmak istediğine karar vermişti. Hatta bebeğin bakımına yardımcı olmak için birkaç haftalığına onlara taşınmayı düşünüyordu. Teoride harika bir plan gibi görünse de Joanne’in kusursuz hayatında bomba etkisi yaratmıştı. Çünkü babası ortalarda olmadığında Chloe gerçek bir canavardı.
Şöyle diyaframdan derin bir nefes aldım kitabı okurken; ‘oh be sonunda’ nidalarıyla. Gerilimse gerilim, gizemse gizem. Kitap sağ gösterip sol vurmuyor ve türünün hakkını veriyor. Aile üyeleri arasındaki toksik ilişkiler, yer yer diken üstünde hissettmemi sağlayan kaotik tek mekân atmosferleri, doğaüstü korku öğelerinden çok daha fazla geriyor beni. Eminim türe ilgi duyan birçok arkadaşım daha önce benzer konularla sıkça karşılaşmışlardır. Paranoyak da onların içinden sıyrılmayı başaran, gizemi sonuna kadar sürdüren, zamanı unutturan, sayfaları hızla çevirmenizi sağlayan, ayraç sevmeyen bir roman.
Peki kusursuz mu, elbette değil. Mesela kitap goodreads eşrafında hatırı sayılır bir okunma yüzdesine sahip ve 2023 yılında okurlar tarafından favori gizem ve gerilim ödülüne aday gösterilmiş. Bu biraz iddialı geldi bana. Nasıl bir yoksunluk çektilerse artık. Neyse, eksi bulduğum yönleri, finalinin bıçakla kesilmiş gibi bitmesi ve ara ara tadımı kaçıran edit hataları. Kitap boyunca dört nala koşturan bir at gibiyken son sayfada far görmüş tavşan gibi kalakaldım. Eee Nicola hadi şaka yapma devamı nerede ?? Bence yazar son yirmi sayfayı editörüne vermeyi unutmuş. Finalli mi, evet. Yeterli mi, hayır. Yine de günün sonunda genel resme bakarsak kesinlikle
Uzun zaman sonra elime yapışan ve tek gecede kendini bitirtmeden rahat nefes aldırmayan üstelik psikolojik gerilim türünde bir kitap denk geldi.
Mutlu bir aşk evliliğinde bunu taçlandıracak bir bebek ile birlikte şehrin dışında büyük ve bahçeli bir malikanede yaşarken her şey ne kadar da harika Joanne için. Sadece doğum sonrası kiloları ve aşırı yorgunlukları ile ev hayatında bunalmış ve temizlik için yardıma gelen kızla bile iki kelam edebilmek için çabalıyor. Bunlar iyi günler resmen.
Bir gün eşine gelen bir mektupla hayatlarının ne kadar alt üst olabileceğini hiçbirimiz tahmin edemedik , tabi ki onlar da.
İlk evliliğinden artık 20li yaşlarında genç bir kadın olan Chole , yeni eşi ve yeni doğan kardeşini tanımak ve babasıyla buzları eritmek için kasabaya geliyor.
Kitabın buradan sonrasını okurken sinirden başınız ağrıyabilir.
Ben artık psikolojik gerilim türünde okumaktan vaz geçtim bu kitapla , anladım ki sağlam kurguyla bu tür insanı gerim gerim geriyor.
Konuya dair detay vermek istemiyorum. Chole kadar hasta ruhlu, manipülasyon kraliçesi , şeytanın kızı bir karakter görmedim. ( Şu zamana kadar ki tüm karakterler kalkın büyüğünüz geldi.)
Eve bir virüs gibi girip tüm o sakin ve mutlu aile hayatını alt üst ettiği yetmezmiş gibi her manipületör gibi sorunun/hastalığın Joanne'de olduğunu ileri sürüyor.
Kitabı başlayınca bitirmeden rahat edemeyeceksiniz ama bitirince de rahat olmayacaksınız.
Şu ana kadar okuduklarım arasında yılın psikolojik gerilim kitabı diyebilirim. Bekleme alalalal.
Kitapları Kurtaran KediParanoyakNicola Sanders
Nıcola Sanders // Paranoyak
•Merhaba Arkadaşlar
Sizlere psikolojik gerilim tarzında yazılmış bir kitapla geldim burada yaşananlar gerçekten bir içgüdü mü yoksa deliliğin sınırına gelmiş bir kadının düşünceleri miydi? Son ana kadar bu hikayenin gerçek kötüsünün kim olduğunu anlamanız kolay olmayacak...
•Joanne eşi Richard ve bebekleri Evie ile şehir merkezinden uzak bir yerde mutlu bir şekilde yaşıyorlardı her şey gayet güzel ve yerinde ilerlerken bir gün Richard’ın iki yıldır görüşmediği kızı Chole babasına bir mektup gönderir ve görüşmek istediğini söyler. Masum bir istek gibi görünen bu mektuptan sonra bu aile için her şey tepetaklak olmaya başlar çünkü geçmişten kalan sırlar ve babasına takıntılı derecede bağlı bir kız çocuğu (Chole) vardır
•Chole ilk geldiği andan itibaren Joanne’ye karşı bir tavır içindeydi babasının evliliğini en başından kabul etmemişti zaten. Yeniden dönmesinin sebebi kardeşi Evie ile vakit geçirmekti ama hiç de öyle olmadı Joanne’ye karşı oynadığı akıl oyunları babasının yanında iyi olmadığı zaman ise tam bir şeytana dönüşmesi Joanne artık gerçeği ayırt edemiyordu üstüne Chole’nin annesinin ve kardeşinin ölümü de üstünden yıllar geçmesine rağmen hâlâ şüpheli görünüyordu Joanne gerçeklerin peşine düşmeye başladığı zaman onu çok farklı gerçekler bekliyordu o gece yaşanan her şey bazı şeylerin sonu olacaktı...
•Richard gerçekten suçlu muydu? Eski eşi ve kızının ölümünde payı var mıydı? O yüzden mi saklamıştı bazı gerçekleri? Yoksa Chole her şeyi usta bir şekilde manipüle edip kapatmaya mı çalışıyordu?
•Gerilim ve şüphe dolu bir okumaydı ve gerçekten son ana kadar aklınızı karıştırmayı başarıyor Gerçek iyi kim anlamakta zordu Sonu ise tam bir ters köşe
Nicola Sanders is the author of two psychological thrillers. She lives with her partner on the edge of a forest and is regularly swooped by magpies. Her latest novel, Don’t Let Her Stay, is out in February 2023.