yeni bir ruh,kanatları renk renk bir ruh,kabuğunu kırmıştı.sevgili yıldızım,o kendisine hayran olduğum mavi bozkırlardan düşmüş,aydınlığını,ışıltısını,tazeliğini yitirmeden,bir kadın oluvermişti.aşkın ne olduğunu bile bilmeden sevdim birdenbire.insanın en ateşli duygusunun ilk olarak böyle birdenbire bastırıvermesi çok garip bir şey değil mi?
beden bakımından çocuk,düşünce bakımından yaşlıydım,o kadar okumuş o kadar düşünmüştüm ki,bu geçitlerin dolambaçlı güçlüklerini,bu ovaların kumlu yollarını göreceğim sırada,yaşamı soyut bir biçimde,tepeleriyle tanıyordum.işitilmedik rastlantılar,ruhun,ilk kargaşalıklar içinde hazlara uyandığı,her şeyi tatlı ve taze bulduğu şu çok güzel çağda bırakmışlardı beni.