Amenadiel: Üçüncü bir seçeneği temsil ediyorsun. Bana fiyatını söyleyebilirsin.
Lucifer: Söyleyebilir miyim, yoksa zaten söyleyecek miydim.
Amenadiel: Söyle.
Lucifer: Durman gereken yeri bilmenin her şeyi bilmenin bir parçası olduğunu sanıyorsun. Ama yine de...
Lucifer: Burada yaşamak, aralarına karışmak, onları izlemek, yaşamak ve ölmek, yapmak ve yıkmak. Yardım edemezsin ama bu evrendeki her şeyin ne kadar geçici olduğunu bir düşün. Hiçbir şey gerçekten bir işçilik gibi değil. Devam ettirmek için bir çaba yok.
Lucifer: Bir geçit mektubu
Amenadiel: Afedersin?
Amenadiel: İstediğimin bir geçit mektubu olduğunu söyle. Ah, ama o bunu zaten biliyor değil mi ?
Lucifer: Bu senin için düşler lordu, alsana.
Morpheus: Cehennemin anahtarı mı ?
Lucifer: Ta kendisi. Artık senin.
Lucifer(Gülerek): Belki mahveder seni, belki de etmez. Ama hayatını kolaylaştıracağını pek sanmıyorum.
Lucifer: Hepsi senin artık Morpheus. Kitli boş bir cehennem ve tek hükümdarı sensin. Sana bu anahtarı en iyi dileklerimle vermem icap ederdi belki. "Umarım sana mutluluk getirir." Gibi şeyler söylemem gerekirdi. Ama nedense... Nedense öyle olacağından şüpheliyim.
Morpheus: Üşüyorum.
Lucifer: İşim gücüm yokmuş da bütün omuzlarına tüneyip onları normalde iğrenç bulacakları şeyler yapmaya zorluyormuşum gibi adımı anıp duruyorlar. Neymiş "Şeytana uymuş!" Hiçbirine hiçbir şey yaptırmadım ben. Katiyen! Kendi küçük hayatlarını kendileri yaşıyorlar. Bu hayatları ben onlar adına yaşamıyorum.
Morpheus: Cehenneme dönmek istemezdim. Henüz vakti değildi. Lucifer Sabahyıldızı ne hakareti bağışlar, ne hasarı unutur. Ama eğer ki bir hata işlediysem, yapılacak tek bir şey var.
Hatta telafi edilmeli.