Esra

Bir katliam vardı. Bir yanlışlık yoktu, İsrail askerleri tarafından açıkça ve sistemli bir şekilde planlanmış ve uygulanmış askerî bir operasyondu. İsrail silahlı kuvvetlerinin askerleri bu canavarca operasyonu gerçekleştirmişti.
Reklam
4 Ocak günü, her yaştan kadın, çocuk ve erkekten oluşan yaklaşık yüz kişilik bir aile büyük bir eve zorla yığılmış. Geceyi, yakınlarda konuşlanan İsrail askerlerinin tam anlamıyla tutsağı olarak, yiyecek ya da içecek olmadan orada geçirmek zorunda kalmışlar. Ertesi sabah erkenden, ev İsrailliler tarafından bombalanmış.
Cumana 9 aylık bir BEBEK!
"Bunlar neden oluyor? Neden bizim hiç korumamız yok? İsrailliler neden bizim gibi fakir, savunmasız Filistinlileri öldürüyor? Bizler siyasi değiliz, siyasetle alakamız yok, bizler sıradan sivilleriz. Cumana onlara ne yaptı? Bu insanlar canavar mı? Bizi kim koruyacak?"
"Güvenlik alanı" kavramı da yanlış kullanılmaktadır; bu kavram, sivilleri korumak için kurulmuş bir alan izlenimi verir. İşgal edilmiş Filistin'de, İsrail'in toprak, hava ve deniz üzerindeki "güvenlik alanı" olarak kurduğu bu bölgeler askerî ve siyasi olarak Filistinlilerin kendi vatanları içerisinde, kendi topraklarına, evlerine, doğal kaynaklarına erişmelerini önleme aracıdır.
Kelimeler güçlüdür. Tanımlamalar ve terminoloji gerçeklik anlayışımızı etkiler. Orta Doğu sorunuyla ilişkili kullanılan kelimeler ve terimler günlük dile tahlilleri yapılmadan yerleşti, böylece güç ilişkileri ve politik gerçekler üzerindeki sis perdesi kalkmadı. "Filistin sorunu", "İsrail'in Filistin'i işgali"nden ve "Filistin toprakları", "İşgal altındaki Gazze"den daha sık kullanılıyor.
Reklam