Esra

Benim bu seçimi yaptığımı ise o bilmiyordu ve belki de hiç bilmeyecekti, çünkü kalben ayrılıklar için bedenen uzak düşmek gerekmiyordu.
Reklam
Söylenen sözler acı vermez ama söylenme niyeti misliyle yakabilir canımızı.
Konuştukça kendini sürekli mağdur gösteren cümleler kuruyor ve sanki o cümleler arttıkça rahatlıyordu. Peki bir insan bunu neden yapar? Çok basit. Seçim yapma sorumluluğundan kaçmak için yapar, çünkü mağdur olmak insanı eylemsizlik içindeki bir kurban rolüne sokar. Yani haksızlığa uğramışsındır. Suç senin değildir. Halihazırda hoşlanmadığın durumu düzeltmek için üzerine düşen hiçbir şey yoktur. Sen acınacak durumda olansındır. Şikâyet etmek de en doğal hakkındır. Mağduriyet sana güvenli bir zırhtır.
Yaşadığım olumsuzluğu ve onun benim üzerimdeki etkisini inkâr etmiyorum, yokmuş gibi yapmıyorum. Doğal olarak üzülüyor ve kendimi kötü hissediyorum. Fakat kendime bu duygular için izin verdikten sonra, o geçmişten çıkıp şimdiye adım atıyorum ve önüme bakmayı seçiyorum. O andan sonra kendi yolumu belirlemiş oluyorum.
Hani bazen içinde sebepsiz bir sıkıntı olur, nefes alırken tıkanırsın da düşünürsün: "Niye böyle hissediyorum acaba?" diye, sanki mühim bir acıyı unutmuşsun da bedenin sana yeniden o acıyı hatırlatmaya çalışıyor gibidir.
Reklam