ben en ıssız gecelerde köşe başlarında, sokak aralarında tüm dönemeçler ve tüm kaldırımlarda seni unutmak için saatlerce yürüdüm. ayaklarımı kanatacak kadar çok yürüdüm. yürüyünce geçer zannettim. geçmedi ama yürüdüm. kalabalıklar arasında ağladım. yürürken ağladım. insalar gördü ağladığımı, sen yoktun görmedin.
mektubuna; “sana arka arkaya altı mektup yazmak zorunda kaldığım ve hiç cevap alamadığım bir dünyayı anlamaya çalıştığımız bir trajik varoluşu yaşamaya prangalıyız” diye başlayan Camus “ya da ne biliyor musun, artık umursamıyorum benimle buluşma.” diye bitirdi mektubunu.
bu, yorulmuşluktur.