“Maalesef halk, hâlâ son derece cahildir ve hükümetlerin sistematik çabalarıyla cehalet içinde tutulmaya devam edilmektedir. Hükümetler, haklı olarak, bu cehaleti, iktidarlarını sürdürmenin asli koşullarından biri olarak görürler. Tüm enerjilerini günlük çalışmaları sırasında harcayan, kendisine ayıracak vakti olmayan, okumak için gerekli vakitten, kısacası insanda düşünceyi geliştiren bütün araçlardan ve uyarıcıların büyük bölümünden mahrum bırakılan halk, genellikle dinsel inançları eleştirmeden, olduğu gibi kabul eder.”
“Bir inancın, bir fikrin eskiliği, onun gerçekliğinin kanıtı olmanın tam tersine, bizi ondan kuşkulanmaya sevk etmelidir. Çünkü arkamızda hayvanlığımız, önümüzde insanlığımız yatmaktadır.”
“Tanrı, bir kez tahtına oturtuldu mu, doğal olarak her şeyin sebebi, hakemi ve mutlak düzenleyicisi haline gelir. Bu andan itibaren dünya hiçbir şey, Tanrı her şeydir. İnsan, bilinçsiz bir biçimde boşluktan çıkardığı Tanrı’nın önünde eğilir, ona tapınır ve kendisini, onun yarattığı bir varlık, onun kölesi olarak ilan eder.”