Marka ürünler, her şeyden önce satın aldığınız kolektif kimliklerdir. Bunlar pahalıdır ve o nedenle de “kişiye özel“dir. Eğer onları herkes satın alabilseydi, bu ürünler psikolojik değerlerini kaybederler ve elinizde onlar için ödediğiniz paranın çok küçük bir bölümünü oluşturan maddesel bir değer kalırdı.
Kafalarının içinde hiç durmadan konuşan bir ses olduğu söylendiğinde, onlar “Ne sesi?“ derler veya öfkeli bir şekilde bunu inkar ederler. Aslında bunu söyleyen de o ses, o düşünce ve gözlemlenmeyen o zihindir. Bunu, onları ele geçirmiş olan bir yaratık olarak da tanımlayabiliriz.
İllüzyon olduğunu fark ettiğiniz anda illüzyon, illüzyon olmaktan çıkar. İllüzyonun fark edilmesi demek, onun sona ermesi demektir. Onun hayatta kalması için sizin onun gerçek olduğuna inanmayı sürdürmeniz gerekir. *Kim olmadığınızı gördüğünüz anda, kim olduğunuz gerçeği kendiliğinden ortaya çıkar.*
Öyle ki, insanlık tarihi tek kişinin oluşturduğu bir klinik vaka olmuş olsaydı, ona konacak teşhis muhtemelen şöyle olurdu: Bilinçaltının dışavurumu olarak tanımlanabilecek kronik paronayak sanrılar yaşayan ve patolojik düzeyde cinayet işleme ve “düşman” olarak algıladığı kişilere karşı aşırı şiddet ve zulüm eylemleri yapma eğilimi içinde olan biri… Kısacası, arada bir kısa süreli sağduyulu dönemler yaşayan, cezai ehliyeti olmayan bir deli!
açgözlülükle hareket eden ve bütünle olan bağının farkında olmayan insanoğlu, kontrol edilmediği takdirde kendi sonunu getirecek davranışlarda bulunmayı sürdürmektedir.