Akdeniz'in başka maviliği var. Hele güneşli bir mayıs gününde. Küçücük kentler boyunca ilerliyor tren. Denize bakıyorum. Üzeri puslu. Mavi. Bir nemliliği, bir derinliği, bir uzunluğu var. Neredeyse boyutlarının içine alıyor beni. Durgunluğu da rahatlatıcı.
Meydana inen sekiz ayrı sokak var. Şimdi bunların her birine ayrı ayrı bakıyorum. Oval bir meydan burası. Çevresi eski kapılarla kaplı. Bir kilise, birkaç lokanta, iki de kahve var burada. Her iki uçta, birbirinin eşi büyük beyaz çeşmeler...