Ben o güne kadar yaşamış olduğum her anı, bunları anlatmak için yaşamışım ve bundan sonra da bunları anlatmak için yaşayacağım. Her şey bu an içinmiş, her şey... Öylesine kendin olma deneyimi ki bu, öylesine bir kendini sunma ve kendi benzersizliğini kucaklama.
İnsan kendini sevecek. Burada her şey, yaşamın tüm akışı özellikle kendini sevmek ile işler. İnsan kendi merkezinde tutabilen, kendi potansiyelini her gün biraz daha ortaya koymasını sağlayan en önemli faktördür bu. Kendini bileceksin, kendini seveceksin, kendine ve kendi yaradışılına teslim olacak, onu gerçekleştireceksin.
Yaşam gerçek olmayan ne varsa sende, her gün sana onu gösterir. Gelen hep sensindir. Hep kendini getirir sana, 'Kendine gel! diye. Bütün o savunmaların, saklanmaların, kaytarmaların, ters yöne kaçmaların, sözde korumak için kendini dışarıya saldırmaların ne denli boş olduğunu sana yeniden gösterir. Yine yakalanırsın, yine gelir kapına. Çünkü 'soru'n hep aynı yerden gelir: Kendinden. Bu nedenle cevapları dışarıda arayarak değil, kendini okuyarak çözebilir insan. Yaşam senin için aslında hep tek ve aynı soruyu yineler 'Var mısın?