“… insan her zaman aynı insanları görürse, bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar. İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. Çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.”
“Hiçbir ruh benimki kadar sevgi dolu ya da müşfik, benimki kadar nezaketle, duygudaşlıkla, şefkati ve sevgiyi ilgilendiren her şeyle bu kadar dolu değildir. Ama benimki kadar yüzüstü bırakılmış bir ruh da yoktur.”
“Daha çocukken etrafımda kurmaca bir dünya yaratmaya, etrafıma asla var olmamış dostlar ve tanışlar toplamaya eğilimim vardı (onlar mı yoktu, yoksa olmayan ben miydim, iyi anlamış değilim. Her konuda olduğu gibi, bu konuda da dogmatik olmayalım).”