hatırla!
bir akşamüstüydü belki.
diyarbekirde güneş taş duvarların
ardından çekilirken
içine sebepsiz bir sıkıntı çökmüştü.
sen,bir bakışın değişmesini felaket sayardın.
bir ses gecikse,
geceyi baştan sona suçlardın.
bir zamanlar dünyayı değiştireceğine inanıyordun.
sevmenin yetmediğini öğrendiğin gün
işte biraz öldün sen.
bu çağ seni anlamak için fazla aceleciydi.
şimdi bırak kendini.
bir kahve soğusun önümüzde,
uzaktan bir ud sesi geçsin,
gece eski bir tül gibi şehrin üstüne insin.