Terliyordum. Yatakta, çarşafın üzerinde kendi etrafımda dönerken, kumaş derime yapışıyordu. Kurtulmak için dönüyordum olduğum yerde. Ama hareket ettikçe daha çok yapışıyordu. Kendimi nasıl böylesi bir ölüme inandırabilmiştim?.. Bütün dünya yapışıyordu artık vücuduma. Her şey. Çocukluğum, eski arkadaşlarım, ailem, altı milyar insan. Bırakmak istemiyorlardı beni. Gitmemi, yok olmamı, zihnimi öldürmemi engellemeye çalışıyorlardı. Bense dönüyordum yatakta. Gözlerimi açmaktan korkuyordum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Değişmeyi, iyi biri olmayı, hissetmeyi, sevmeyi. Hepsini isterdim. Ama istemenin yetmediğini çok erken anladım. Hiçbir şeyin yetmediğini! Dünyayla mesafeli bir dostluk kurmak zorunda kaldım. Çünkü kuşkulandım bana verdiği hediyelerden. Her şeyden! Kendimi kaybettim.