luithara

luithara
@luithara
Ben Kayra, yaşayan en karmaşık ruhum.
“Seni anlıyorum” demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan kasa odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliğinin kokusunu, anormalliğinin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs durağında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni, sevgilini, çocuğunu. Dolayısıyla herhangi bir şeyi, birini anladığına, ama gerçekten anladığına emin olmak, sarıldığında arkasında ellerini kavuşturabilecek kadar o şeyi ya da kimseyi anlamak olağanüstü bir durumdur. Ve çok zaman isteyen söz konusu olağanüstü ilişki için olağanüstü bir insan olmak gerekir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bu sabah gözlerimi açtığımda, tavandan kireçler yağmaktaydı kar misali, yatağıma.
Bütün hayatım boyunca yaptığım gibi. Hiçbir şey duymuyor ve görmüyorum. Dinlemiyor ve bakmıyorum.
Uyuyabilirim. Çünkü uyanık kalmak için hiçbir nedenim kalmadı. Düşünecek bir şey kalmadı geriye. Artık rüyalar var. Kendiliğinden gelen düşler. Uyku var. Bütün yorulmuş olanlar ve yapacak bir şeyleri olmayanlar için. Bütün bitmişler için. Uykularında yeniden doğanlar için. Herkes için var.
Âşık oldukları halde okullarına, işlerine giden, sanki hiçbir şey değişmemiş gibi davranan insanlardan hep iğrenmişimdir. Midemi bulandırır vasat sevgililer. Tabiî aslında onları da anlamak gerek! Ait oldukları burjuva sınıfının bir gereği olarak kontrolsüz hareketin en büyük düşmanı olmaya mecbur bırakılmışlardır. Kontrolsüzlük, anormallik, farklılık, bütün bunlar korkutucu gelir burjuvaya.