Selamlaaarrr, size çok müthişli bir kitabın incelemesiyle geldim.
Kitabı nasıl spoilersız yorumlayacağımı bilmiyorum...
Kısaca konusunu takdim etmek isterim; 17 yaşındaki Penryn babası onları terk edip gittiğinden beri ailesine bakma görevini üstlenmiştir. 7 yaşındaki kız kardeşi tekerlekli sandalyeye mahkumdur, annesi ise kafadan çatlaktır. Mecazi anlamda çatlak demiyorum, kadın cidden deli gibi bir şey...
Kıyamet melekleri dünyaya indiğinden beri ortalık karışmıştır ve herkes kendini kurtarmanın derdindedir. Penryn ailesini korumak için elinden gelen herşeyi yapar. Sürekli aynı yerde kalmamak şartıyla yer değiştirirler. Bir gece kaldıkları yeri değiştirmek için yola çıkarlar ama herşey planladıkları gibi gitmez. Kendilerini meleklerin kavgasının ortasında bulurlar. O sırada bir melek, kız kardeşini kaçırır ve annesi de ortadan kaybolmuştur.
Kız kardeşini kurtarmak için düşmanı olan kanatları kesilmiş meleğe yardım etmeye karar verir. Bu kanatsız meleğimiz tabii ki Raffe!
Olaylar ikisi bir araya geldikten sonra gelişmeye başlar. Penryn kendini koruyabilen, güçlü bir kız. Annesi onu küçüklüğünde dövüş sanatları kurslarına göndermiştir hep. Bu yüzden içgüdüleri de çok kuvvetlidir. Raffe ise önceki yaşantısında herkesin ondan korktuğu, önünde eğildikleri bir melektir. Kısaca Tanrı'nın gazabıdır.
Kitapta kesinlikle vıcık vıcık bir aşk bulamazsınız. Kahramanca kızı deli gibi koruyan bir melek yok karşımızda. Penryn'nin dövüş hünerlerini gördükten sonra üstüne bahis oynayan bir melek bu Raffe. Bu düşman ikilinin her bir sahnesi ayrı güzel.
Yazarın dili oldukça yalın ve akıcı. Eğer reading slumpa girdiyseniz tam size göre bir seri. Girmediyseniz de size göre bir seri. Okuyun bu seriyi, yalvartmayın beni lütfeeenn :')
Kitapla kalın.