• 280 syf.
    ·21 günde·Beğendi
    Her ebeveyne ve eğitimciye,ısrarla okumasını tavsiye edeceğim mükemmel bir eser okudum.
    Eserin dili son derece yalın,üslubu oldukça doğal ve durağan..Yer yer çeviriden kaynaklı olduğunu düşündüğüm anlatım bozuklukları mevcut.Ama bunlar eserdeki , o olağanüstü duygu yoğunluğunun bana geçmesine,yüreğime akmasına ve zihnime kazınmasına asla engel olamadı...

    Alabama doğumlu ,Kızılderili yazar Forrest Carter ,tüm yaşamını Kızılderili hakları savunucusu olarak geçirdi.Asıl mesleği kovboyluk olan Carter,bu kitabında kendi hayatını kaleme almıştır.1979 yılında ise öldürülmüştür.Yapılan suikastte ABD nin parmağı olduğu apaçık ortadadır ancak cinayet örtbas edilmiş,yazarın kitapları uzun yıllar yasaklı tutulmuş ve hatta yazarın hayatına dair bilgiler içeren kaynaklar yokedilmiştir.

    Bu nefis kitap; beş yaşında hem annesini hem de babasını kaybederek, büyükanne ve büyükbabası ile birlikte yaşamaya başlayan,onlardan muazzam bilgi ve beceriler edinerek bilgeliğe eren,yerli ismi "Küçük Ağaç"olan Forrest Carter'in kendi ağzından hayat hikayesini içeriyor.İdeolojik farklılıklar,beyaz ırkın siyah ırka üstünlüğü,politik çıkarlar,ezilen halk,barış,dostluk,adaletsizlik,doğa sevgisi vb ne ararsanız, bu kitapta çok güzel bir şekilde işlenmiş.
    Lütfen es geçmeyin,okuyun,okutun...

    ***Büyük baba dedi ki ağaçları yok etmek yerine onlarla birlikte yaşarsan ağaçlar seni beslermiş...

    ***"Politikacılar".. dedi, 'Araştırırsanız tarihteki bütün cinayetlerden onlar sorumludur."

    ***Kızıl tilki,av köpekleri tarafından takip edildiği zaman daireler çizerek kaçar. İni ortadaysa, merkezin çevresinde belki bir mil,belki daha fazla tutan bir daireyle işe başlar. Kaçtığı süre içinde de hileler yapar:
    Geriye doğru iz bırakma,
    Suyun içinde koşma,
    Yanlış izler bırakma..

    ***Geçmişi bilmezsen bir geleceğin olmaz çünkü. Halkının bir zamanlar nerede olduğunu bilmezsen, nereye gittiğini de bilemezsin...

    ***Bütün insanlar gevşek davranırsa, o zaman politikacılar kontrolü alabileceklerini görürler. Gevşek insanlar üzerinde kontrol kurarlar ve çok geçmeden bir diktatörün olur....

    ***Bir ölüm yürüyüşü romantik değildir oysa...Annesinin kollarında,annesi yürürken kapanmayacak gözlerle sarsılarak gökyüzüne bakan katılaşmış bebek hakkında şiir yazamamazsınız.Karısının ölü bedenini yere koyarak geceleri birlikte yatan ve sabah yeniden omzuna alan -ve en büyük oğluna, en küçüğün bedenini taşımasını söyleyen - babanın şarkısını söyleyemezsiniz.Ve bakamazsınız...Sözünü edemezsiniz...Ağlayamazsınız...Dağları hatırlayamazsınız.Bu güzel bir şarkı olmazdı.Ve bu yüzden yola Gözyaşı Yolu adını verdiler.
  • 400 syf.
    ·32 günde·Beğendi·10/10
    King'in en sevdiğim kitabı. Zamanında gerilim, polisiye, mistik güçler romanlarına bayılırdım. Bu kitap tamda o tarz romanları okumaktan bıktığım da elime geçmişti.

    Açıkçası bana göre her ne kadar yeşil yol ve ''o'' birer klasik olsalar da, ben anlatım ve kurgu açısından en çok bu kitabını beğeniyorum. Artık her ne kadar korku edebiyatında yer tutmuş bir klasik olsa da, bir çocuğun gözünden dehşet verici şeyleri yaşamak hala insanı oldukça ürpertiyor.

    Romanımıza göre kitapta bahsi geçen köklü bir otel var. Bu otelimiz dağ başında yer aldığı için kışın ziyarete kapalı ve bakım için orada yaşaması gereken bir aile var. Otelin kendine ait köklü geçmişi, etrafta dolanan söylentiler, kaderin cilvesinden iyice sefil bir psikolojiye düşmüş ama hala kurtulma umudu içinde olan bir çekirdek aile işleri iyice ilginçleştiriyor. Minik çocuğumuzun bazı açıklanamayan olaylara tanık olması ise romanın asıl konusu.

    Sizi küçük bir çocuğun dehşete düşmüş gözlerinden, köklü bir otelin boş, sessiz ve ten sıcaklığındaki odalarına davet ediyorum. Lütfen bu kitabı okuyun, kendinizi harika bir filme sürüklenirken bulacaksınız.
  • 694 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Adını söyleyemediğim fransız yazar abimiz hakkında duyduğum pek çok şey var. Doğru mudur bilmem ama kendini peygamber zannettiğini söyleyenler bile var. Neyse ben konuya geçeyim. Kitap muazzam. Ya belki ben adamın kalemini çok sevdiğim için abartıyorumdur ama yani okuttuğum insanlar da benim gibi düşünüyorlar. Adamın mükemmel bi olay örgüsü kabiliyeti var. Cinayeti bilimle içselleştiriyor. Bu kitabında biraz dinlerin kendi kafamızda yarattığımız şeyler olduğunu düşündüğü varsayımına kapıldım ben. Çünkü kitapta olayda ki kurgu tamamen bi insana bağlanıyor ve dini yok ediyor bir anda. Kısacası demek istediğim lütfen alın ve okuyun ve şaşırın dibine kadar hem de. Mükemmel dizayn edilmiş bi delilik örneği sakın kaçırmayın. Şiddetle öneriyorum efenim.
  • 576 syf.
    ·5 günde·10/10
    Size sadece şunu söylemek istiyorum bu kitabı hala okumadıysanız çok büyük bir şeyden mahrum kalıyorsunuz. Gerçekten ama gerçekten akıcılığı hiç bitmeyen efsane ötesi sonunu asla tahmin edemeyeceğiniz bir kitap. Konu olarak yargıç Scott un iki çocuğu kaçırılıyor ve kaçıranlar davaları istediği gibi yönlendirtiyor ama sonuç ve gelişmeler asla bilemeyeceğiniz tarzda ilerliyor gerçekten başyapıt denecek bir eser lütfen ilk fırsatta okuyun
  • 272 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Kendinize bir yolculuk yapacaksınız. Seni sen yapan sadece 1400 gramlık et parçası mı? Tam olarak bilinmediğini göreceksin. Kim olduğunu, kendi gerçekliğini, kontrolün sende olup olmadığını, kararlarını nasıl aldığını, bilinçli varlığına ihtiyaç duyup duymadığını ve gelecekte ne olabileceğin gibi sorulara bir parça cevap bulacaksın.

    Hayvanlar aleminin en büyük avantajı gibi görünen doğuştan programlanmış beyin ile kazandıkları özgürklük, yaşam alanlarını sınırlamasına sebep olur. Programlanmış bir beyinle doğma kaderi belirli bir bölge yada ekoloji koşullarında yaşamı zorunlu kılarken, sürekli gelişen ve değişen beyni ile insanın yaşamadığı ekoloji yoktur. Bunuda beyin yapısına borçlu. İlginç bilgilerde var.

    Dışarıya fiziksel herhangi bir erişimi olmayan beynin, bilgiyi duyu organları ile alıyor ve işliyor. Beynin üçte biri gözden gelen verileri işliyor. Görüntü işleme beyin içinde zor, zahmetli ve maliyetli. Bu nedenle koşu yarışlarında silahla start veriliyor. Görüntüye 190 ms, sese ise 160 milisaniyede tepki veriyoruz. Unutmayın aldığımız kalorilerin yüzde 20'si beyin tarafından kullanılıyor. Gözlerinizi yormayın. Kitap okumayın :)

    İlgi çekici konulardan bir tanesi de bilinciniz. Bilinçli siz ve bilinç dışı siz arasındaki farkın işlendiği bölümü dikkatle okuyun. Bilinçli haliniz, bilinç dışı halinizin yanında gezinen bir yolcu gibi. Bilinç dışı hal herşeyi daha iyi yapan herşeyi önceden düşünen ve tasarlayan tarafınız. Çoğu zamanda kavga ediyorlar. Aklınıza gelen süper fikirler bilinç dışı halinizi uzun süredir üzerinde çalışıp bilinçli benliğimizi sunduğu bir fikir olabilir. Siz siz misiniz? Bu fikrin babası da Freud :)

    Bilinçli zihnin buzdağının görünen kısmı olduğunu düşünün. Uzakta ama çok yakın olan bilinç dışı halinizi keşfedin.

    Beyin sürekli çatışma halinde. Fikirler savaşı var. Bunu anlamak için "yabancı el sendromunu" araştırın lütfen.

    Kitap çok zengin. Çok detay var. Ez cümle beynin temel görevi öngörüler de bulunmak. Bunun için de deneyimlerinizden ve okumalarınızdan yola çıkarak bilgi toplamaya çalışıyor. Beyninize daha doğrusu bilinç dışı halinize yardımcı olun. Oda size doğruları göstersin.

    Her beynin doğrusu kendinedir diyelim
    https://liamsisara.blogspot.com
    Bu arada kitabın belgeseli de var. 5 bölüm
    ilki aşağıdaki linkte
    https://www.youtube.com/watch?v=MBfEmUUUQNY

    #okuduğunkitabıpaylaş

    #bilgiylekalın

    #arasınkitaplığı
  • İnsanlar yaşamları boyunca oldukça fazla acı , tatlı tecrübe edinir ve bazen kendilerini sancılı dönemlerin içinde bulurlar.. hani deriz ya (ki ben sıkça söylerim) ;
    "hayatımı yazsam roman olurdu"
    Oysa kitaplar bize sayısız yaşanmışlığın kapılarını açarlar. Okuduğumuz kitap , roman , dergi ve hikayelerde ; insanların , toplumların yaşanmışlıklarıyla ilgili büyük ölçüde bilgi ediniriz. Farklı serüvenlere girer , farklı coğrafyalar gezer , farklı karakterler tanırız. Ve bunların hepsini yaparken ; hiç yara almadan , incinmeden , sancı duymadan yaparız.
    Okumak çok şey katar , fakat sizden almaz.
    Lütfen okuyun ve okutun.

    Figen
  • 80 syf.
    ·1 günde·Beğendi·8/10
    Önce olumsuz olan eleştirimden başlıyor olmam sizi yanıltmasın devamını da okuyunuz lütfen. Olağanüstü bir kitap bana çok optimist geldi. Başarılı bir kurgu içinde, müthiş bir üslupla burjuva-halk ayrışmasını gösteren bir kesit sunulmuş. Yoksulluk içinde boğuşan bir halk cidden bu kadar mutlu mudur? Gerek yarış gerekse lokanta kesitlerinde hep bir mutluluk hakim. Bunu okuduktan sonra bir de açıp Émile Zola' nın Germinal'ini okuyun. Belki de yazar hikayeyi başka bir karakter ağzından anlattığı için, o karakterin algısına dayalı olarak böyle bir kesit sunmuş da olabilir. Ama ben gene de eleştirilmeye değer bir husus olarak buldum. Burjuvanın her zaman mutsuz olduğu, her zaman hayatına anlam arayan ve bunun kaygısını hayatının her alanında yaşayan bir kesim olduğu fikri ne kadar yanlış geliyorsa; halkın da her zaman ufak şeylerle mutlu olabildiği, her zaman kaygısız, arada suç işleyebilen ama bunun kendi aralarında normalize edildiği bir kesim olduğu fikri de bana yanlış geliyor. Bu yüzden " burjuva = mutsuzluk, monotonluk, hayatı anlamsız; halk= yoksul ama mutlu, kaygısız; öyleyse burjuva ---> halk dönüşümü kaçınılmaz mutlu son" şeklinde olması bana çok iyimser geldi.

    Kitaptaki dil o kadar edebi ve akıcı ki bazı yerleri tekrar tekrar okudum. Karakterin psikolojik çözümlemeleri oldukça ayrıntılı ve akıcıydı. At yarışı bölümünde ben de karakterin heyecanına ortak oldum. O an adeta ben de o stadyumda maçı izledim. Bu yönüyle Stefan Zweig beni zaten çok da şaşırtmadı.

    Son zamanlarda özellikle Stefan Zweig ve Sabahattin Ali kitapları ülkemizde çok popüler. Artık insanların gözünde popüler olan hakkında bir önyargı oluşuyor. Bu önyargı bende de var. Fakat bu iki yazarın kitaplarının popüler olması bu önyargıyı öyle bir sarsıyor ki, toplumun özellikle gençlerin edebiyata olan ilgisi ve zevki hakkında olumlu bir izlenim uyandırıyor. İnşallah biz bir daha bunun gibi görüntüleri bir daha görmeyeceğiz:

    https://www.youtube.com/...amp;ab_channel=youtb