📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Git,” diyor. “Seni bekliyor.”
Karanlıkta iki gölge, umutsuz, ağır alacakaranlıkta birbirine uzanıyor. Elleri birleşiyor ve ışık, yüz altın kupadan dökülen bir güneşmişçesine sel olup yayılıyor.
Akhilleus. Keder içinde olduğunu görmeye dayanamıyorum.
Bacakları seğirip sarsılıyor.
Bırak ikimiz de huzur bulalım. Beni yak ve göm. Gölgelerin arasında bekleyeceğim seni. Ben…
Oysa Akhilleus uyanmış bile. “Patroklos! Bekle! Burdayım!”
Yanındaki vücudu sarsıyor. Ben cevap vermeyince yine ağlamaya başlıyor.
Gerçekten de Akhilleus’u tanımayacağımı mı zannetmişti? Onu yalnızca dokunarak, yalnızca koklayarak bile tanırdım; kör olsam bile nefeslerinden, ayaklarının yere vuruşundan tanırdım. Ölmüş olsam bile, dünyanın sonu gelmiş olsa bile tanırdım onu.
“Hem ünlü hem de mutlu ilk kahraman ben olacağım.” Elimi tuttu, avuçlarımızı birbirine dayadı. “Yemin et.”
“Niye ben yemin ediyorum?”
“Sebebi sensin de ondan. Yemin et.”
“Yemin ediyorum.” dedim. Yanaklarındaki rengin, gözlerindeki alevin içinde kaybolmuştum.