“yeryüzünde serüven duygusu kadar bağlı olduğum başka bir şey yok belki. ama bu duygu istediği zaman geliyor, sonra hemen kaçıp gidiyor. gittiği zaman nasıl bomboş kalıyorum! yoksa hayatımı yok yere harcadığımı anlatmak için mi bana bu kısa ve alaycı ziyaretlerde bulunuyor?”
ama benim için ne pazartesi ne de pazar var: benim payıma düşen düzensiz bir biçimde geçip giden günler ve bunun gibi bir anda ortaya çıkıveren parıltılar. hiçbir şey değişmedi fakat yine de her şey başka bir biçimde var olup gidiyor. anlatamıyorum. bulantı’ya benziyor bu, ama aynı zamanda tam tersi: sonunda başımdan bir serüven geçiyor. kendimi sorguya çekince bunun, kendim olmaklığım ve burada bulunmaklığım olduğunu görüyorum. geceyi yarıp geçen ben’im.