''Rivayet olunur ki, çok çok sevenler; ta derinden, bütün gönlüyle sevenler, Güzeldere Şelalesi'nin yanına gidip de büyük çınar ağacına yaslanır ve gözlerini kapatırlarsa, yükseklerden dökülen suyun sesine karışmış, ağlayan bir kadın sesi duyarlar. Bu, yıllarca, geceler boyunca çocukları için ümitsizce ağlayan, Soyluoğlu Ailesi'nin güzeller güzeli kızı Şelale'nin hıçkırıklarının sudaki aksidir.''
''Bir anne için çocuklarına sarılıp da kendi çocukları olduğunu bilememek, ortada hasret yokken, hasretin aleviyle yanmak, acıların en büyüğü, hasretin en acımasızı olmalıydı.''