Maria

• Sıkıntı, hayatını bütünüyle işgal etti. Sana bakıyor ve insanın başına gelebilecek en kötü şey sıkıntı olduğunu görüyordum. Toplama kamplarında bile sıkılabilirmiş insan. Garip geliyor böyle düşünmek ama Emre Kartez öyle söylüyor, Charlotte gel paul öyle söylüyor, toplama kamplarında bile, açlığa, susuzluğa, ölüme, ölümden beter acılara, fırınlara, gaz odalarına, toplu infazlara, insanın etini koparmak için fırsat kollayan köpeklere, soğuğa, sıcağa ve boğaza dolan toza, susuz kalmış ağızda beton gibi sertleşen dile, kafatasının içinde kuruyup büzüşen beyne, çalışmaya, yine çalışmaya, bite, pireye, uyuza, ishale, yine susuzluğa, bütün bunlara ve daha aklıma gelmeyen şeylere rağmen yine de sıkıntıya, yine de gelmeyecek olanı ya da gelmesi gecikeni beklemeye yer varmış.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Reklam
• “ Baban geçmişini anlatmak istemiyor çünkü o geçmiş, ona başka biri olabileceğini ama olamadığını hatırlatıyor.”
Sayfa 43·Kitabı okudu
• Başkaları, dünya, adalet, sürekli birilerinden bizim intikamımızı alır ama onlar aldıkları intikamın bize fayda sağlamadığının, aksine bizi yok ettiğinin farkına varmazlar. İntikamımızı alarak bizi kurtardıklarını zannederekken aslında biz yok ederler.
Sayfa 34·Kitabı okudu
• Seni görmeye geldiğimde, o son defa, sana söylediğim her şeyi unuttum ama söylemediğim her şeyi hatırlıyorum.
Sayfa 32·Kitabı okudu
• Anılarımızda insanlardan çok nesneler var.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Reklam