Yüzüme vuran güneş
Saçlarımı öpen rüzgar
Siyahıma sarı çalan o yıldızlar
Sessiz bir kıyametin karnında kayboldular..
Kaldır kapağı bak kimler can çekişiyor cennette
Kim çoktan ölmüş kim diri kendi cehenneminde
Sustur bütün yerli yersiz havlayan köpekleri içinde
Bu karanlık sokaklar yalnız onların değil..

(Mabel Matiz - Arafta)
https://www.youtube.com/watch?v=nYaCHLrycpU

Çimenler fillerle de güzel
Kalbin korkularıyla cesur
Firarlar yakalanmak için
İhanet aslında sadakatin tavrını sever..
Elinde bir paslı makas
Kestikçe zaman uzuyor acının saçları
Hatırlayarak yaşamak boynumuzun borcu ama
Ölürdün unutmasan..
Kaybederek çoğalırsın
Gözyaşının rahmeti can üstüne
Uzak bir deniz kıyısında
Kendi yara kabuklarını yar ederek kendine..

(Mabel Matiz - Filler Ve Çimen) - Yeri ayrıdır bu parçanın.
https://www.youtube.com/watch?v=fARzmDrl_eg

Giz, Peruk Gibi Hüzünlü'ü inceledi.
09 Nis 18:48 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

-Az miktarda spoiler içerebilir-

Kitap 4 bölümden oluşuyor, her bölümde 4 hikaye var. Her bölüm yazarın aynı isimli şiirinden bir alıntıyla başlıyor. Hatta bu şiir Mabel Matiz tarafından da çok güzel yorumlanmış, insanın içine işliyor. Kitaba ara verdiğinizde ya da bitirdiğinizde dinlemenizi tavsiye ederim, hikayelerin etkisini daha da kalıcı kılıyor. Hatta şu an yorumu yaparken dinliyorum.

Hikayelerin konularına bakınca, kadınlara, erkeklere, ensest mağdurlarına, eşcinsellere, aşıklara ve aklıma gelmeyecek hayatın her kesiminde karşılaşabileceğimiz olaylara yer verilmiş. Kitap, elinize aldığınızda bir oturuşta bitireceğiniz akıcılıkta olmasına rağmen ne yazık ki anlatılan hikayelerin içeriği size dayak yemiş hissi verdirtebiliyor, o an sadece sayfaya bakakalıyorsunuz, hatta bazen yanlış mı anladım diyerek bir kaç satır geriye dönüp üzerinden geçtiğiniz cümleler oluyor.

Kitapta hoşuma giden bir diğer husus ise; bazı davranışlar o kadar tanıdık ki o sahne hemen gözlerinizin önüne geliyor, hoşunuza gitmeyen bir konu konuşulduğunda camdan dışarı bakmak ya da ben bir çay suyu koyayım diyerek ortamı terk etmek, yemeğin tadının tuzunun o an en önemli mevzuymuş gibi dile getirilmesi vs. duygu aktarımları çok gerçekçi ve de ruha dokunur şekildeydi, en azından benim için öyleydi.

Bazı hikayelerden sonra ve kitabı bitirip kapağını kapattığımda bir süre düşündüm, düşündüklerim ruhuma ağır geldi ve içimden ben en iyisi bir çay suyu koyayım diyerek kitabı rafa kaldırdım.

Kısacası tavsiye ederim.

İyi uykular :)
Uykular büyü, uykular bilmece.
Şimdi gül diken için bi kül hece.
Ay tutuklu, geceler yürekte kor..
Ah ne fayda gün ayaz,
Tenim adını üşüyor...


-Mabel Matiz-

Geçmiyor hiç gözlerimden
Bir hayal burktum en sol yerimden
Sen bana sır, ben sana yar
Bi' düşmeyegör, göğüm kamaşır..

(Mabel Matiz - Yaşım Çocuk)