Üçüncüsü..." İç çektim. "Sen beni hep çok severken ve bana böyle bakarken ve gülümserken..." Mumu üfledim. "Ada'nın da buna şahit olması. Bizim, çok mutlu bir aile olmamız."
"Olacağız," dedi, kendinden emin bir tavırla.
26 yaşındaki o Nazlı, artık kendi kurduğu ailesine sahipti. Mutluydu. Ve hep mutlu olacaktı. Yalıkavak'tan çok uzakta olsa da, ki buna alışıktı, hiçbir zaman içinden bile zikredemediği o dilek gerçekleşmişti: Nazlı, uzun zamandır, harabe olmadığı gibi, içindeki bütün nefretten de arınmıştı.
"Dördüncüsü nedir?" diye sordu.
"Mutluluğumuz hiç bozulmasın... Her gören gıpta etsin bize ama nazar değdirmesin sakın."
Mumu üflediğim sırada, "Bozulmayacak..." dedi