İşte böylece yerimi alıyorum; önceden bize ayrılmış kompartımanının köşesinde yerimi bulduğum zaman, gözyaşlarımı saklamak için kitabı gözlerime siper yapacağım, incelemek için saklayacağım gözlerimi; bir tek yüze gizlice bakmak için.
"Ah, hayallerden uyanmak! Bak, işte çekmeceli dolap. Çekil çıkarsam kendimi bu sulardan. Ama onlar üzerime yığılıyorlar; kocaman omuzları arasında sürüklüyorlar beni; tepetaklak oldum; düştüm; serildim bu uzun ışıkların arasına, bu uzun dalgaların, bu bitmez tükenmez yolların; ardımda birileriyle kovalayan, kovalayan."