Dayanışmanın önemini ve bununla
hayata tutunmanın biz kadınların
hayatında ne kadar önemli bir yer
tuttuğunu gösteriyor kız kardeşlik
köprüsü. Bu köprü Türkiye ve dün-
yadan tüm kadınların birer tuğla
koyduğu, betonunu kardığı, sıvasını
yaptığı bir köprü. AKP’nin rant hırsı
için yaptığı ve yaptırdığı köprülere
hiç ama hiç benzemiyor. Mücadele
ve dayanışma ile kurulduğu için de
yıkılması asla mümkün değil, aksi-
ne gün geçtikçe daha da büyüyor.
Çünkü kadınlar mücadele ediyor,
örgütleniyor, öğretiyor ve öğreni-
yor. Dünden bugüne ilmek ilmek
ördüğümüz bu köprü bugün de dep-
rem bölgesindeki kız kardeşlerimize
uzanıyor. Gelin hep birlikte bu
köprüyü büyütelim, yan yanalığı-
mızdan aldığımız güç ile bize ka-
der diyenlerden hesabımızı soralım. Çünkü değil 1 yıl, verecek bir
saniyemiz dahi yok! Bize bu hayatı
reva görenlerin hiçbirine hakkımız
helal değil, haklarımızı, hayatlarımızı bizden çalanlara soracak hesabımız var. Bunun için her gün yeniden ve yeniden öfkemizi hatırlı-
yor, mücadelemizi büyütüyoruz.
Bir yandan bu iktidardan kurtulmaya çalışırken, onu
da aşan, gerekirse o reisle değil de bu reisle yürüyecek
olan kapitalizmi de yıkma mücadelesi vermek gerek.
Kapital, Türkçesiyle sermaye. Kapi-
talizm denen bir düzen; sermaye düze-
ni. Röntgen filmindeki resim bu. Eğer
bu resmi iyi göremezsek sadece bu dü-
zenin dümeni kimin elinde olacak o
kadarını seçebiliriz. Gün gelir, seçim
ertelemeleriyle ya da tümden iptal et-
meleriyle o hakkı bile elimizden alma-
ya kalkabilirler. Tarihte yaşanmadı de-
ğil, gelecekte de yaşanmaz diye bir ke-
sinlik yok. Bu yüzden bu musibeti iyi
tanımalıyız; adı deprem değil, kader
değil, beceriksizlik değil, adı kapita-
lizm.
Bize bilimin ışığında eşitliği esas
alan, gerçekten laik, demokratik,
halkın katılımıyla, halk egemenliğin-
de ölmeden, sömürülmeden, birbiri-
mize düşürülmeden, insanca yaşaya-
bileceğimiz bir ülke gerek, buna hiz-
met edecek bir devlet gerek!
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar
Günü mücadelemiz buna vesile ol-
sun.
O güne kadar unutursak kalbimiz
kurusun!