Hiç bitsin istemedim neden bitti ki sanki :( Öyle bir içine çekiyor ki bir bölüm daha diyerek elimden bırakamadım. Sanırım beni de büyüledi mdksj Ezra'nın büyükannesi (aynı zamanda şehirdeki herkes için hürmet gören bir kadın) zamanında yaşadığı kötü şeylerden sonra ettiği bir beddua yüzünden birçok şey oluyor. İki ailede verilen kayıplar gibi. Herkes bu lanete o kadar inanıyorlar ki Firuze ve Ezra'nın aşkına engel oluyorlar. Beddua'ya göre bir Koçak, Saruhan'a verilmeyecek. Son yıllar geçiyor bu sefer de bu çifti sırlar ve intikam ayırıyor. Firuze intikamını almış bir katil olarak her şeyin ortaya çıkmasına 1 ay kalmışken memlekete geri dönüyor. Şimdi Ezra aşkına sahip çıkabilecek kadar güçlüyken sırların aralarına girmesine izin verecek mi? Aslında bu sır meselesi yani kadının yaptıkları bir sorun değil hikaye için çünkü adam araştırıyor ve öğreniyor çoğu şeyi geri kalanı da kadının anlatması gerek. Sorun bunu nasıl atlatacak olmaları çünkü büyük bir güçle karşı karşıyalar. Ayrıca taşların mistik gücü de ön planda olan bir kitap. O konu da aşırı güzel işleniyor. Büyülü bir aşk ve büyülü bir hikaye. Ezra'nın ihaneti asla affetmeyeceğini bilen Firuze'nin hatalarıyla kabul eden Ezra'yı okuyoruz. Muazzam bir tutku ve aşk. Hiç bitmesin istedim umarım ikinci kitap için çok beklemeyiz çünkü aklımın bir köşesinde kira vermeden yaşayacak ve meraktan ölücem jdjdj Ezra'yı Siraç'tan bir tık daha çok seviyorum safımızı belli edelim. Firuze'nin de ikinci kitapta biraz daha Ezra için çabalamasını tercih ederim. Yaşadıklarını anlıyorum ama hadi kızım sıra sende...