• '' Önce seni dikkate almıyorlar,
    sonra sana gülüyorlar,
    sonra seninle mücadeleye girişiyorlar,
    sonra sen kazanıyorsun. ''
  • Yaşadığımız Yüzyılın, geçmiş Yüzyılların “GERÇEK ve YÜZE SERTÇE” vuran bir eleştirisidir Erich Scheurmann’ın Göğü Delen Adam’ı…

    Papalagi, yani biz beyaz adamlar. Dünya’ya ne yaptık böyle? Ne verdik Dünya’ya, ne aldık Dünya’dan. Bizim olmayan evrene BİZİM damgası vurup, yağmaladık değil mi? Her bir köşesine, her bir sınırına, balta girmemiş ormanına girdik, yerli halkı ise kendimize benzetmeye çalıştık. Bunu yaparken de TANRI’nın ışığını kullandık. Samoa Kabilelerinden birinin reisi olan Tiavea’lı Tuiavii’nin, biz beyazlara nasıl baktığını, Avrupa’yı nasıl gözlemlediğini ve beyaz İnsanın gerçek Tanrı’sının kim olduğunu nasıl anlattığına hep birlikte bir göz atalım.

    Toplum Eleştirisidir, Hepimiz Aynı Gemi’nin Güvertesinde ki, aynı “ŞEY”in Lacivertiyiz….

    İncelemeyi birkaç başlık altında toplamak istiyorum.
    1- Daha Fazla İstemek,
    2- Para, Para, Para,
    3- Daha Fazla Zaman,
    4- Gerçek Tanrı, Beyaz Adamın Tanrısı,
    5- BİZ.

    “Daha Fazla İstemek”

    Yaşadığımız yüzyılı göz önüne alalım. Hayatımıza bir bakalım ve çok değil, biraz düşünelim. Yazdıklarımı kendi kendinize lütfen cevaplayın. Kaç tane ayakkabımız var? Gece için ayrı, Gündüz için ayrı, İş için ayrı, Ev için ayrı, Keyfi olarak ayrı Kaç tane kıyafetimiz var? İhtiyacımız olmayan ne kadar eşyamız var? Bilinçsizce çok para verdiğimiz ne kadar elektronik eşyamız var? Hayatımızda hiçbir yeri olmamasına rağmen ne kadar çok şeye sahibiz değil mi? Seçenek yerine bolca seçenekler yaratıyoruz kendimize. İşte bu beyaz adamın bizi düşürdüğü tuzaktır. Yani kendimizin. Sürekli alıyoruz, sürekli, sürekli,. Tüketiyoruz, yetinmiyoruz, daha çok istiyoruz, o kadar çok istiyoruz ki, hiç keşfedilmeyen yerler keşfedilip, ormanlar katlediliyor, oralara fabrikalar kuruluyor, ucuz işçilik ile bu talepler karşılanıyor. O kadar çok ihtiyacımız olmayan şeyleri tüketiyoruz ki, kendi Zengin ve Fakir insanlarımızı kendimiz yaratıyoruz.

    Daha fazla istemekle gerçekten iyi yapıyor muyuz? Tüketim çılgını bizler, Samoa adasında ki bir yerli bize baktığında ne düşünüyordur sizce, işte tam olarak Tuiavii’nin düşündüğünü düşünüyor.

    "Eğer insan çok fazla "şey"e gereksinim duyuyorsa, bu büyük bir yoksulluğun göstergesidir." Sy.46

    “Para, Para, Para”

    Dünya da örnek olarak verebileceğimiz en büyük sömürge devletlerinin başında İngiltere vardır sanırım. Keşif niyetine sömürmediği ada, adacık, yerli yaşam alanı kalmamıştır. Her yere girmişlerdir. Girdiklerinde ise ellerinde tabi ki bolca silah ve İNCİL bulunmaktadır. Yerliler her zaman evcilleştirilmeli ve taptığı PUT veya ateş veya herhangi bir şey acilen yasaklanmalı, yerini BEYAZ ADAMIN TANRISI almalıdır. İşte bu Tanrı, sadece dillerinde olan tanrıdır. Beyaz Adamın asıl Tanrısı PARA’dır. Sömürdükleri her yerde, yerli halkı bu uğurda kullanmışlardır. Adaların bütün kaynaklarını sömürmüş ve para uğruna almadıkları can, kesmedikleri ağaç, katletmedikleri doğa alanı kalmamıştır. Kendi ülkelerinde ise örnek teşkil eden yaşam alanları kurmuşlardır.

    Para uğruna yapılamayacak şey yoktur. Para adına, Tanrının buyruklarını kutlanmak sevap niteliğindedir. Fakir olan tarla da çalışır, kentlerde yaşayanları eleştirme haklarına bile sahip olmamalıdır. Zengin zaten bunun için yaratılmış, fakir ise günde saatlerce çalışarak zenginin ekmeğine yağ sürmüştür. Günümüzde de değişen bir şey yoktur. Para her şeyin anahtarıdır. Para uğruna yapılamayacak şey yoktur.

    En ilkel kabilenin, en gelişmiş Avrupa toplumundan daha medeni olduğunu söylemek yanlış mı olur? Kitapta da bu konu üzerinde duruyor zaten. Avrupa’nın medeniyeti sömürü üzerine kurulu değil midir? En yakın örneklerden, İngiltere Hindistan’ı nasıl bir sömürge ile yönetmiştir. Mahatma Gandi sözleri paylaşan insanlar muhtemelen bilmiyordur ama öğrenmeliler. Ve kimden nasıl etkilenerek bir şeylerin değişmesine yürümüştür bilmek lazım. Bu yapılan çoğu şey TANRI ve para adına yapılmıştır. Beyaz Adamın Tanrısı….

    Para uğruna çalışıyoruz, çünkü; Iphone almamız lazım. Para uğruna sömürülüyoruz, çünkü; Nike almamız lazım. Para uğruna bedenimizi takas ediyoruz, çünkü; Mercedes almamız lazım.

    "Avrupa'da, para vermeden herkesin yararlanabileceği tek bir şey buldum: Hava." Sy.37

    “Daha Fazla Zaman”

    İnsanoğlu en çok neyden şikayet eder? ZAMAN! Günümüz dünyası ve ZAMAN meselesini ele alalım. O kadar hızlı yaşıyoruz ki, kendimiz kendimize yetişemiyoruz. Her şeyimiz hızlı, telefonlarımız, bilgisayarlarımız, trenlerimiz, uçaklarımız, arabalarımız... Her şeyimiz… Acelemiz nedir, nereye yetişiyoruz… Durun, bir sorgulayalım...!

    Daha hızlı üretim, çalışana daha fazla para kazandırıyor mu? HAYIR! Tam tersi, eğer bir makine bir günde 1000 Araba yapacak hıza kavuşmasaydı, bu insan daha az yorulup, yine aynı parayı kazanacaktı. Ama şimdi, daha çok çalışıp, daha fazla üretip, daha az kazanıyor. Kazanan tek kişi işin başındaki Para Babası oluyor.

    İnternet… O kadar hızlandı ki, yetişmek imkânsız. Her gün daha fazla hızlanıyor. Eğer internet daha yavaş olsaydı ve cep telefonlarımıza gelmeseydi kötü mü olurdu? Yanılmıyor musun biraz? Gün içinde o kadar şey sömürüyoruz ki, farkında değiliz. Akıyor, her şey akıyor. İnternet sayfaları, sosyal medya uygulamaları, e-mailler… akıyor, akıyor ve akıyor. 56K Modem ile girilen internetten, Gigabit hızında girilen internete. Hayat aynı kalıyor, insanlar kendi yarattıkları hıza dahi yetişemiyor. Evinde bile iş ile ilgili e-mailleri yanıtlıyor, WhatsAPP gruplarından kafasını kaldıramıyor.

    Peki gün sonunda ne oluyor? TANRIMMMM diyor, daha fazla zaman.. Yetmiyor zaman…! Daha fazla e-mail, daha fazla yazışma, daha fazla paylaşım, daha fazla iş, çok daha fazla.. Tanrım biraz daha ZAMAN….!! Yahu zaman orada, sen zamanın ne kadarını ne için kullanıyorsun, bir dönüp bakar mısın lütfen?

    İnsanlar, para ve çalışmaktan kafayı yemiş durumdalar. Hayatı bundan ibaret sananlar, küçüklükten beri, bunun için yetiştiriliyor, okutuluyor ve sınav kazanıp üniversiteye gitmesi bekleniyor. Çünkü PARA kazanması lazım, niye? Çünkü, büyüyecek ve Tanrım ZAMANNN diyecek. Al işte zaman orada bir yere gitmiyor, sen hayatını çalışmaya adadığın için dışarıda yaşayacağın güzellikleri görmüyorsun, tercihlerini zamanı adil kullanmaya değil, kendi önemli diye adlandırdığın seçeneklere göre seçiyorsun.

    Bir gün 24 değil de 48 saat olsaydı, sanıyor musun ki daha az çalışıp daha çok zaman sana kalacaktı. Yaşadığımız kapitalist düzel seni 24 Saat çalıştırırdı, geri kalan zamanda da bir şey yapmanı sağlar, yine sömürmeyi bilirdi. Önemli olan bir günün kaç saat olduğu değil, o dilime senin ne sıkıştırdığın. Hayat akıyor gidiyor, zamanı tutamaz, satın alamaz ve geri getiremezsin, peki bu yapamayacağın şeye karşılık sen ne yapıyorsun? Önemli olan bu!

    "Molalarla birlikte günümün 9 saati iş yerinde geçiyor. Günde 5-6 Saat uyuyorum. Bana ortalama 8-9 saat kalıyor. Bunun içerisine kitap okumayı, kendime zaman ayırmayı, dizi-film izlemeyi, arkadaşlarımla görüşmeyi ve diğer şeyleri sığdırıyorum. Buna rağmen zaman isyanı yapabiliyorum. Çünkü yetmiyor. Bize zaman hiçbir zaman yetmeyecek bunu söylemek istiyorum... Yetinmiyoruz ki. 24 Saatimiz boş olsa yine yetmeyecek."

    "Zaman hiç yetmiyor!" (...) "Biraz daha zamanım olsa!" Böyle sızlanır durur beyaz adam. Sy.53

    “Gerçek Tanrı, Beyaz Adamın Tanrısı”

    Gerçek Tanrı derken neyden bahsediyorum? Her insanın inandığı kendi tanrısından bahsediyorum. Kendi isteği ile, kendi düşüncesi ile kabul edip inandığı Tanrı… Bir de Beyaz Adamın dayattığı Tanrı var! Ellerinde İNCİLler, dillerinde KİLİSE, İçlerinde ise paradan başka bir şey olmayan Beyaz İnsanlar… Kim bu beyaz insanlar, bizim topluluğumuz işte.

    Milyarlarca insanın inandığı bir şeyler var, bunların yanında inanmayanlarda var. Konumuz bir inanca karşılık hayır o yanlış, asıl Tanrın bak burada denmesi. İşte Samoa adasına giren beyaz adamlar tam olarak bunu yapıyor. Kendi gönül bağı kuramadıkları Tanrılarını, yerli halkın bağ kurduğu gerçek tanrıları ile yer değiştiriyorlar. Ve verdikleri vaazlar da dillerinden düşmeyen Tanrı, insan öldürmeye gelince, sömürmeye gelince, para işin içine girdiğinde bir anda puff oluyor ve uçuyor. Tanrı yok ki, çünkü Tanrı sana var, çünkü seni onunla korkutup kendisine köle yapıyor, çünkü onun üzerinden para kazanıyor, çünkü onun üzerinden seni hem maddi hem de manevi olarak sömürüyor.

    "...Ağzından Tanrı'nın adını düşürmemesine rağmen yüreği Tanrı'nın uzağında." Sy.98

    “Biz”

    Yaşadığımız çağ itibari ile daha fazla tüketiyoruz. Tüketimimizin sınırı yok. Her şeyin daha fazlasını istiyoruz. Çünkü yetinmeyi bilmiyoruz. Zamanı etkin kullanamıyoruz, para hiçbir zaman yetmiyor, manevi bir şeyler hissetmek yerine maddi yaklaşıyoruz her şeye, hayatımız markalar üzerinden kurulmaya başlıyor.

    İnsani yaklaşımlarımız azaldı. İnsanlar birbirine inanmıyor ve güvenmiyor. Herkes her şeyi yapabilecek kapasitede. Kimin ne yapacağını kestiremiyoruz. Bilmeden konuşuyor, fikir edinmeden yorumlar yapıyoruz. Bilmediğimiz her şeye yorum getirmeye çalışıyoruz. Geçmişe bakıp neler yaşanmış bakmıyor, geçmişin hatalarını tekrarlamamak bir kenara dursun, daha beterlerini yapıyoruz. Doğaya saygı duymuyoruz, her şeyi paradan ibaret sanıyoruz, birbirimizi aldatıyor, günlük hayatlarımıza devam ediyoruz.

    Avrupa, Amerika, Uzak Doğu … nereye giderseniz gidin, hangi tarih kitabını açarsanız açın, ballandıra ballandıra anlatılan keşif tarihleri ve ele geçiriş hikayeleri vardır. İşte o hikâyenin ve Beyaz Adam’ın nasıl gözüktüğünü, çağımızın hastalıklı düşüncesinin eleştirisinin nasıl yapıldığını anlamak ve bilmek istiyorsanız bu kitabı okumanız gerekmektedir.

    Tiavea’lı Tuiavii’ye ve Erich Scheurmann’a teşekkürlerimle.

    Kitabı okumanızı “önemle” öneriyorum…

    Keyifli ve bilinçli okumalar…
  • "Önce seni dikkate almıyorlar,
    sonra sana gülüyorlar,
    sonra seninle mücadeleye girişiyorlar,
    sonra sen kazanıyorsun."
    -Mahatma Gandi
  • Motivasyonu Arttıracak Sözler - EN İYİLER

    Bazen gün içinde duyduğumuz özlü ve güzel bir söz motivasyonunuzu anında yükseltebilir. Bu tür sözler sıradan günlerde taze bir nefes almanızı sağlayabilir. Bazı insanlar bu tür sözleri keserek sanki gözlerine sık sık takılsın diye işyerlerinde ki masalarının çevresinde oraya buraya asarlar. Bu sözlerin faydası olmaz diye düşünmeyin. Siz fark etseniz de etmeseniz de iş yerinin havasını değiştirip insanların başarı ve motivasyonunu artırıcı etkisi vardır. Artık günümüzde insanların neden çok çalışmak zorunda olduklarını anlamaları ve hatırlamaları gerekiyor. Her insan da farklı motive edilebiliyor. Şimdi size bu kısa özlü sözlerden bazılarını hatırlatmak istiyorum.

    1. “Dünyada değişmesini istediğiniz ilk şey kendiniz olmalıdır.”
    Mahatma Gandi

    2. “ Başkalarının neler yaptığının farkında olmanız, çabalarını alkışlamanız, başarılarını takdir etmeniz ve arayışlarında onlara yardımcı olmanız gerekir. Hepimiz birbirimize yardım edersek herkes kazanır.”
    Jim Stovall

    3. “Tek yol doğru yoldur.”
    Robert Frost

    4. “Hayatta yapmanız gereken tek şey çok az şeyi yanlış yapmaktır.”
    Waren Buffet

    5. ' Yüceliğe yaptığınız yolculuğunuza her zaman konsantre olmalısınız.
    Les Brown

    6. ' Hayatın bizlere sunduğu en büyük ödül, buna değecek bir işte çok çalışma şansıdır.'
    Theodore Roosvelt

    7. 'Açık bir zihnin olduğu her yerde mutlaka umut olacaktır.'
    Charles F. Kettering

    8. ' Bir işi yapabileceğinizi düşünseniz de yapamayacağınızı düşündeniz de haklısınız.'
    Henry Ford

    9. ' Ya rüyalarınızı değiştirmeli ya da yeteneklerinizi artırmalısınız.'
    Jim Rohn

    10. ' İşini sevmeyeni işi de sevmez.'
    William Hazlitt

    11. ' Kazananlar yaptıkları işi seyredip keyif almaya zaman ayırırlar. Çünkü dağın zirvesinden baktıkları manzarayı o kadar heyecan verici yapanın dağın yüksekliği olduğunu bilirler.'
    Denis Waitley

    12. 'Yönetmek sadece başkalarını motive etmektir.'
    Le Lacocca

    13. ' Motivasyon, insanların onlardan yapmalarını istediğiniz şeyi, siz istediğiniz için değil, kendileri istedikleri için yaptıklarını düşünmelerini sağlamaktır.'
    Dwight D.

    14. 'En ciddi yanlışlar yanlış cevaplar yüzünden yapılmıyor. Gerçekte en tehlikeli olan yanlış soruları sormaktır.'
    Drucker

    15. 'Neden mi kazanmak istedim? Çünkü kaybetmek istemiyordum!'
    Max Scgmelling

    16. ' İşte başarılı olmak, en tepeye vurmak için bir insanın bilmesi gereken, yaptığı işle ilgili bilinmesi muhtemel her şeydir.'
    J. Paul Getty

    17. ' Risksiz kazanmak zafersiz kazanmaktır.'
    Pierre Cornielle

    18. 'Başarılı olmak için tutunacak bir şey , sizi motive edecek, size ilham verecek bir şey bulmanız gerekir.'
    Tony Dorsett

    19. 'Tek sınır her zaman hayalin koyduğu sınırdır.'
    James Broughton

    20. 'Yaratıcı fikirler geliştirebilmek için sıradan görünen her şeye diğer insanlardan farklı bir gözle bakmak gerekir.'
    George Kneller

    21. 'Hayallerimizi kontrol edemedigimiz noktaya kadar, rahatlık bizi kontrol eder.'
    Peter McWilliams

    22. 'Düşünmek kolaydır. Davranmak zordur. Düşündüğün gibi davranmak en zordur.'
    Johann Wolgang Von Goeth

    23. ' İlgiyi uyandırmak ve şevki ateşlemek bir şeyi en kolay ve en iyi şekilde öğretmenin en kolay ve en emin yoludur.'
    Tryon Edwards

    24. 'Yarın genelde hatanın en yoğun günüdür.'
    İspanyol Atasözü

    25. ' En zorlu arayıs mükemmeliyeti arayıstır.'
    Lyndon B. Johnson

    26. 'İşini sevmeden ve sadece para kazanmak için yapan kişinin, para kazanması ve hayattan zevk alması çok zordur.'
    Charles M. Schwab

    27. 'Göklerde uçmak mucize değildir, ya da suyun üstünde yürümek. Asıl mucize yeryüzünde yürümektir.'
    Çin atasözü

    28. 'Yeni güç kaynağı çok az kişinin elinde olan para değil, çoğu insanın elinde olan bilgidir.'
    John Naisbitt

    29. 'Bir dolar karşılığı ne kadar az verebileceğini değil ne kadar çok verebileceğini görmek için yeteneğini ve yaratıcı hayal gücünü kullanan kişi, kesinlikle başarılı olur.'
    Henry Ford

    30. Hayal kurabilirsiniz, bu hayali gerçekleştirebilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını asla unutmayın. Walt Disney

    31. Motivasyon düşünceden doğar. Gösterdiğiniz her davranışın öncesinde, o davranışı esinlendiren bir düşünce vardır.
    Steve Chandler

    32. İnsan görecektir ki, eşyaya ve başka insanlara karşı düşüncelerini değiştirdikçe eşyalar ve başka insanlar da kendisine karşı hallerini değiştirirler. İnsan düşüncelerin köklü bir surette değiştirirse hayatın maddi şartlarında da nasıl çabuk bir değişiklik yaptığını görerek şaşırır. Geleceğimize şekil veren güç kendi içimizdedir. Kendi beliğimizde. İnsan ancak düşüncelerini yükseltmekle yükselir, galip olur, başarıya ulaşır. Ancak düşüncelerini yükseltmekle istemezse zayıf, düşkün ve sefil kalır.
    James Allen

    33. Her eylemin atası düşüncedir.
    Ralp Waldo Emerson

    34. "Gerçek iyimser, problemlerin farkındadır ama çözümleri de bilir, zorlukları görür ama üstesinden gelineceğine de inanır, olumsuzlukları yakalar ama olumlulukları da vurgular, en kötüye açıktır ama en iyiyi de bekler, şikayet etmek için nedeni vardır ama gülümsemeyi seçer."
    W. Arthur WARD

    35. Nasıl ki fizikte iki cisim aynı zamanda aynı yerde bulunamaz diye bir kanun varsa, psikolojide de aynı kanun yürürlüktedir. Eğer kafamızı cesaret, sevgi, anlayış, tolerans düşünceleriyle doldurursak, negatif bütün düşünceler kaçar gider.
    - Nüvit Osmay

    36. Eğer evliliğinizin yürümesini istiyorsanız lekeye değil...her zaman güzelliğe bakmayı bilmelisiniz...İster bir eş olsun, ister bir çocukta, bir komşuda, bir patronda ya da bir arkadaşta, ne kadar leke ararsanız o kadar leke bulursunuz...
    Steven W. Vannoy

    37. Yarının bugünden daha iyi olacağı ümidiyle yetinmek yerine, hemen bugün yarın uyandığımızda kendimizi önceki günden biraz daha iyi hissetmemizi sağlayacak bir şeyler yapabiliriz.
    Edward de Bono

    38. Yarın bambaşka bir insan olacaksan. Bugünden başla.
    Epictetus


    39. ‘ Kişi kendini adayana kadar geri çekilme olasılığını içeren karasızlık hüküm sürer. Bu her zaman verimsizliğe yol açar, girişimciliği ve yaratıcılığı olumsuz yönde etkiler. Temel gerçek vardır ki, bunu yadsınması sayısız düşünceyi ve harika planı öldürür; Kişi kendini bir amaca adadığında, evren onunla işbirliği yapar. Başka türlü asla oluşmayacak güçler ortaya çıkarak kişiye yardım eder. Kişinin verdiği karar sonucunda kendini destekleyen bir olaylar zinciri gerçekleşir; aklın ucundan bile geçmeyen her türlü beklenmedik olay ve yardımla karşılaşır. Düşlediğiniz her şey için yola koyulabilirsiniz.
    Yüreklilik, içinde zekâyı, gücü barındırır.
    Hemen başlayın!
    GOETHE

    40. Fark yaratma yürekliliğini gösterme ve gerçekten yapmaya değer bir şey yapma zamanı gelmiştir. Mutlaka büyük bir amaç değil; ama yüreğinizde tutuşan herhangi bir şey arzunuz, düşünüz olan bir şey için... Yeryüzündeki günlerinizin değerli ve anlamlı geçmesi, kendinize olan borcunuzdur, yaşamın tadına varın, var gücünüzle hedefe odaklanın.
    Joyce Giula

    41. Yavaş ve sabırla çalışma güzel işler üretir.
    Çin atasözü

    42. Çalışmayı ve beklemeyi öğrenin.
    Longfellow

    43. Başarı her gün toplanan küçük çabaların tekrarıdır.
    Robert Callier
  • Gandhi’nin hayatla ilgili sorulara verdiği cevaplar…
    1) En güzel gün?
    Bugün
    2) En kolay şey?
    Yanılmak
    3) En büyük engel?
    Korku
    4) En büyük yanlış?
    Vazgeçmek
    5) Bütün kötülüklerin temeli?
    Bencillik
    6) En güzel oyalanmak şekli?
    Çalışmak
    7) En büyük çöküş?
    Ümitsizlik
    8) En iyi eğitmenler?
    Çocuklar
    9)Temel olan şey?
    İletişim
    10)Seni en çok mutlu eden şey?
    Başkalarına faydalı olmak
    11) En büyük gizem?
    Ölüm
    12) En büyük kusur?
    Huysuzluk
    13) En tehlikeli kişi?
    Yalancı
    14) En zararlı duygu?
    Kıskançlık
    15) En güzel hediye?
    Bağışlama
    16) En kısa yol?
    Düz (doğru) yol
    17) En güçlü duygu?
    İç huzur
    18) En iyi koruyucu?
    Iyimserlik
    19) En büyük güç?
    İman
    20) En gerekli kişiler?
    Ebeveyn
    21) Hayattaki en güzel şey?
    Sevmek
    22) En büyük en güzel sığınak?
    Yaradan…

    Mahatma Gandi
  • "Siz kendi elinizle teslim etmedikçe, kimse kendinize olan saygınızı elinizden alamaz."
    Mahatma Gandi
  • Mahatma Gandi 'nin deyimiyle ;

    İnancınıza dikkat edin, düşünceleriniz olurlar.
    Düşüncelerinize dikkat edin, sözleriniz olurlar.
    Sözlerinize dikkat edin, eylemleriniz olurlar.
    Eylemlerinize dikkat edin, alışkanlıklarınız olurlar,
    Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerleriniz olurlar.
    Değerlerinize dikkat edin, kaderiniz olurlar...