“O gün insandan nefret ettim. İnsan acıyı ta en baştan ikiye ayırmıştı:
Benim olan ve olmayan diye. İnsan acı ile arasındaki mesafe daraldığında acılanıyor, arttığında acıyordu. Elbette acımayı, acılanmaya tercih ediyordu.”
“Acı ile hafıza aynı yolun yolcusuydu. Bize en çok acı verenleri asla unutmamamızın nedeni buydu; ya hafızamızdan vazgeçip, bizi sadece tek tip güdük bir mutluluğun içine hapseden bir yaşamı seçecektik ya da ona sarılıp acılarımızın çeşnilendirdiği bir geleceğe doğru pupa yelken ilerleyecektik özgürlüğe. Ben özgürlüğü seçmeye çok daha önceleri karar vermiştim, yaşamayı çok sevdiğim için değil, yaşama ancak böyle katlanabildiğim için.”