Mehmet Peker

#behzatç
“Unutmak kelimesi undan çıkmış. Bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. Unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. Birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. Öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. Gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. Unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. Sonra unuttuğunu unuturmuş. Ben unutmak istiyom la. Her gün ne zaman unutcam diye soruyom kendime, her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. Unutamıyom ben.” Behzat Ç.
Sinema
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Murat Göğebakan
MURAT GÖĞEBAKAN Sene 2009, aşık olarak evlenmiştir çok mutlu bir evliliği vardır. Şöhretinin zirvesindedir. Gribe yakalanmış ve hiç geçmemektedir. Konserleri ve çok yoğun bir programı vardır. Karısının ısrarı ile grip ilacı almak için doktora gider. Vücudundaki morlukları gören doktor lösemiden şüphelenir. Hastaneye yatırmak isteyince ; _Benim söz verdiğim konserlerim var ilacımı verin gideyim der. Doktor hiç bir yere gidemezsin, bütün programını iptal et diyerek hastaneye yatırır. Lösemi olduğu anlaşılır. Aylarca hastaneden çıkamaz. Hastalık yeni başlarken teşhis edilmiştir. Morali çok yüksektir. Allah inancı ve eşinin sevgisi en büyük dayanağıdır. Hastane kapısına : « Benim büyük bir Rabbim, küçük bir derdim var » yazan bir kağıt astırır. Her gün bu kağıda bakar. Aylarca kaldığı hastaneden kanseri yenerek çıkar. Hastalığı sebebi ile çalışamaması, yaptığı masraflar yüzünden bir hayli borçlanmıştır. Müziğe geri döner ve borçlarını ödemeye başlar. Fakat acı bir sürpriz onu bekliyordur. Çok sevdiği eşinin kendini aldattığını öğrenir. Karısından boşanır. Bu ihaneti bir türlü kabullenemez ve içine kapanır. Hastalığı tekrar nükseder. Bu sefer tedavi işe yaramaz. Dönem dönem 2014 yılına kadar tedavisi devam eder . Beş yıl süren mücadelenin ardından 46 yaşında kansere yenik düşerek hayatını kaybeder.
"Korkmuşum düşmüşüm kalkmışım Sevişmek sevmekten gelir inanmışım Elimden tuttuğunda öyle bir güvenmişim ki Bize birşey olmaz sanmışım Hep sanmışım."
haydi abbas, vakit tamam; akşam diyordun işte oldu akşam.
Çıktığım her yerin kapısını sert kapatmamla tanınırken, senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum.