Black Garden, Yengeç Konserveleme Gemisi'yi inceledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Alt sosyal sınıfı, emekçileri veya farklı bir tabirle proleterleri anlatan edebi eserlere (proletarya edebiyatı diye kategori oluşturanlar var) örnek olarak: Emile Zola'nın 'Germinal'ini, Jack London'ın 'Demir Ökçe'sini, Upton Sinclair'in 'The Jungle'ını verebiliriz. Şimdiye kadar kimse söylememiş fakat benim nacizane fikrime göre Arthur Koestler'in 'Gün Ortasında Karanlık' ve Soljenitsin'in 'Ivan Denisoviç'in Bir Günü' başlıklı romanları da bu olası kategoriye dahil edilebilir. Sonra efendim, alt sınıfların uğradıkları haksızlıkların edebiyata yansıması deyince ilk akla gelen isim haliyle Maksim Gorki'dir, Gorki aynı zamanda benim ağabeyim olur.

Elimizdeki romanda ise dönem Japonya'sının sosyal durumu ve proleterlerin yürek burkan yaşam koşulları anlatılmıştır. Rus savaş gemisinden bozma Japon yengeç konserveleme gemisinin işçileri, Kamçatka açıklarında yengeç avlanırken, kapitalizmin çıkarları uğruna kendi hayatlarını hiçe saymak durumundadırlar sonrası maruz kaldıkları haksızlıklar derken bütün bunlar işçileri topyekün bir baş kaldırışa, bir karşı eyleme itekler. Yazarın romanda vermeye çalıştığı mesaj belki de bu sosyalist ideoloji doğrultusunda bazı ülkelerde yönetimlere karşı düzenlenen eylemlerin, devrimlerin, ihtilallerin sebepsiz yerlere oluşmadığı, ülke yönetimlerin alt sınıfları yok sayan politikaların sosyalizm ideolojisini ve eylemlerini körüklediğidir. Japon yazar Kobayashi Takiji, kalemini bu denli sivri tuttuğu için haliyle acımasız yaptırımlara maruz kalmış. 1933 senesinde önce tutuklanıp ardından işkence görerek öldürüldüğünde henüz otuz yaşındaymış.

Japon dilini ve kültürünü, oradaki üniversitelerde eğitim görüp üstlenen Devrim Çetin Güven'e bu edebi eseri dilimize kazandırdığı için minnet borçluyuz, aynı zamanda Ayrıntı Yayınları'na da. Eserin edebi özellikleri fevkalade güzel, diyaloglarda zaman zaman kullanılan sokak jargonları da müthiş. Tavsiye ediyorum, okuyunuz diyorum...

İyi okumalar...

Dolunay, bir alıntı ekledi.
 3 saat önce · Kitabı okuyor

Bugüne kadar, büyük insanların ağladığını hiç görmemiştim ve büyükannemin durmadan tekrarladığı sözleri de kavrayamıyordum bir türlü: "Babana veda et onu bir daha göremeyeceksin, zavallı adam; çok erken öldü, daha vakti gelmeden..."

Çocukluğum, Maksim Gorki (Sayfa 8)Çocukluğum, Maksim Gorki (Sayfa 8)
Dolunay, Ana'yı inceledi.
 7 saat önce · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kendimi her ne kadar bir inceleme yazabilecek seviyede görmesem de, bir şeyler yazmaktan, düşündüklerimi dile getirmekten kendimi alıkoyamadım.
Gorki, bu eserinde; yeni kurulan bir toplumun düşüncesini, zulümle geçen yaşayışa nasıl baş kaldırıldığını, hakikatin peşinden giden, halka bu hakikati gösterip bu kötü yaşayışa son vermek isteyen, toplumun nasıl yıllarca bu zulme, haksizliğa sessiz kaldığını düşünüp; halkı ezen, tutsaklaştıran düşünceye karşı gelen, özgürlük için yarına inanan, bu umutla çalışan, çabalayan gençleri basit, kolay anlaşılır bir dille anlatmaktadır.
Ayrıca, Gorki' nin okuduğum ilk eseriydi, onun dünyasına bu kitapla girdim. Öyle bir eser ki, elinizden bırakmak istemiyorsunuz, bir anda kendinizi o heyecanın, Palege' nin, Pavel ' in, Andre' nin dünyasının içinde buluveriyorsunuz. İşçiye, köylüye yapılan zulmü, Palege ananın yüreğindeki acıyı en derinden hissediyorsunuz. Mutlaka herkes okumalı, kendisini Gorki 'nin o akıcı diline, zulme karşı direnen bu serüvene bırakmalı! :)

Benim Üniversitelerim / Maksim Gorki
Yaşamı güzel kılan, insanların birbirlerinin yüreklerini ısıtmak için bulabilecekleri iyilik dolu sözcüklerdir. Kimilerini ölene dek unutamazsınız, geriye dönüp baktığınızda anımsayacağınız tek şey size neler hissettirdikleri olacaktır.

aylin ak, Çocukluğum'u inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · 3 günde · 6/10 puan

Bu kitabı okudum . Fakat benim gibi okuyucular için bahsedeceğim şeyler var . Bu kitapta çok fazla karakter isimleri var . Kim neydi , kimin neyi oluyordu derken beni kitaptan birçok kez kopardı ve hızlı okumama engel oldu bu durum. Bir Ana gibi değildi maalesef :((1975 yılının basımını okudum . Her zaman eski kitapları severim. Benim gibi bir okuyucu değilseniz rahatlıkla okursunuz ...

Nilüfer Kuzu, bir alıntı ekledi.
 10 saat önce

İnsanların nasıl sevdiklerini, acı çektiklerini öğrendikten sonra geneleve gidebilmem mümkün değildi. Basit, sefih eğlenceler bende tiksinti uyandırıyor, böyle bir hayatı eğlenceli bulanlaraysa acıyordum...

Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki (Sayfa 245 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları)Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki (Sayfa 245 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları)
Nilüfer Kuzu, bir alıntı ekledi.
11 saat önce

...insanlarımız öyle yoksul ki! Ve onları düşünen kimse yok!

Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki (Sayfa 29 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları)Ekmeğimi Kazanırken, Maksim Gorki (Sayfa 29 - Türkiye iş Bankası Kültür Yayınları)
uzaklardanbiri, bir alıntı ekledi.
13 saat önce

Yaşamı güzel kılan, insanların birbirilerinin yüreklerini ısıtmak için bulabilecekleri iyilik dolu sözcüklerdir. Kimilerini ölene dek unutamazsınız, geriye dönüp baktığınızda anımsayacağınız tek şey size neler hissettirdikleri olacaktır.

Benim Üniversitelerim, Maksim GorkiBenim Üniversitelerim, Maksim Gorki

Vay be ?
"Ateş karşısında bozulmayan altın,
Altın karşısında bozulmayan kadın,
Kadın karşısında bozulmayan erkek; kalitelidir."

Maksim Gorki

Eğer insan hep bir tarafına yatmaktan rahatsız oluyorsa, diğer tarafına döner; ama yaşamaktan rahatsızsa yalnızca şikayet eder... Oysa biraz gayret etsen öbür yana döndürüvereceksin kendini!

Küçük Burjuvalar, Maksim GorkiKüçük Burjuvalar, Maksim Gorki