Daha önce Doğan Cüceloğlu'nun "Damdan Düşen Psikolog" adlı eserini okumuş ve çok beğenmiştim. Şimdi bu eserle birlikte, her iki kitabın birbirlerini tamamladığını düşünüyorum. Damdan Düşen Psikolog kitabında yazar, hayatını kronolojik bir şekilde ele alarak yaşadıklarından dersler çıkarıp okura sunuyordu. Ancak bu eserde, doğrudan bir yaşam öyküsü ya da kronolojik bir anlatım yerine, Türk toplumunun dinamiklerini kendi perspektifinden değerlendiriyor.
Doğan Cüceloğlu, bir psikolog olmanın verdiği birikimle, insanların davranışlarından çok bu davranışların ardındaki temel unsurları analiz etmeye ve bize aktarmaya çalışmış. Hayatının bir bölümünü Anadolu'da, bir bölümünü ise Amerika'da geçirmiş olmasının etkisiyle, hem Türk kültürünü hem de Amerikan kültürünü karşılaştırarak zihninde iki temel kavram oluşturduğunu görüyoruz: korku kültürü ve geliştirici kültür. Bu iki kavramın yanı sıra ben (yani can) ve biz (yani ekip) kavramlarının da altını özellikle çiziyor.
Doğan Cüceloğlu, bu temel kavramlar doğrultusunda toplumları analiz etmiş ve farklı kültürlerden edindiği gözlemleriyle zenginleşmiş bir hayat tecrübesini okurla paylaşmış. Seksen yıllık yaşamından damıtılmış bilgiler, Anadolu’dan Amerika'ya uzanan gözlemler ve tavsiyeler, bu eserle bizlere aktarılıyor. Kitabın sonunda ise film, müzik ve kitap önerilerine de rastlamak mümkün.
Sonuç olarak, artık aramızda olmayan Doğan Cüceloğlu’nun bu çalışması, onunla sohbet etme şansı veren değerli bir eser olarak karşımıza çıkıyor.