Ben ona tek bir ruhun, dünyanın tüm parasından değerli olduğunu söylemişken şimdi sırtımızı dönüp de çocuğunu satarsak, hem de bedeni ve ruhu iflas etmiş bir adama, bana nasıl inanacak?
Yasanın gölgesi. Yasa tüm bu çarpan yürekleri ve yaşayan duyguları efendinin malı, bir nesne gibi gördüğü sürece, iyi yürekli efendi iflas eder etmez (ya da ölür
ölmez) korunan, yüz verilen bu yaşamların,
umutsuz bir acıya ve ezaya dönüşmesi işten bile değildir. Yani, en iyi işleyen kölelik düzeninde bile bunu güzel ya da istenir kılmak olanaksızdır.
Ne vardı yani... Şu Kürtler de kendilerine bahşettiğimiz aydınlık, modern, pırıl pırıl Türk kimliğini kabul etselerdi fena mıydı sanki? Ama yok; ille feodal, geri, köylü, dağlı Kürt olmayı tercih ettiler. Ve gün geldi devran döndü, Kürtler kendi aydınlanmalarını yaratıp bizi de geçtiler, biz geride kaldık!