Peki, kendi attığınız ilk tokadı hatırlıyor musunuz, diye sordum daha sonra. Biri konuşana kadar geçen o beş dakikalık uzun sessizliği asla unutmayacağım.
Onu düşündüğümde, onu aynı anda tüm yaşlarında, hatta çocukken bile görüyorum. O farklı yaşların tüm bedenlerinde. Bu bakış açısıyla her şeyi ve herkesi anlayabilirsin.
Çocukluk dikeydir. Yukarıya doğru büyürsün, boyun bahçedeki güllerinki kadardır, herkes sana her yıl ne kadar büyüdüğünü tekrar edip durur, baban seni havaya kaldırır, parmak uçlarında yükselirsin, her şey kıpır kıpır hayat ve hareket doludur, yatmak istemezsin, ancak zorla yatarsın. Yaşlılık yataydır. Azıcık dinlenelim, öğleden sonra uzanalım, kanepeye şöyle bir uzanacağım sadece, çünkü belim... Yaşlılık uzun süreli, belki de sonsuz bir yataylığa alışmaktır.
Anlaşılan rüyanın en korkutucu kısmı buydu:
Mama kabı tümüyle küf içindeydi, yıkanmamış aylardır, bakımsız, o zaman gerçekten korktum, diyor.
Deden rüyanda görünmedi mi, diye soruyorum
Soruma anlam veremeden yüzüme bakıyor.
Söyledim ya, kedinin mama kabı bakımsızdı.
Elbette ölüm böyle de görünebilir.
Ekipten yaşlı bir aktör de onu babamı oynuyordu. Hatta adının da aynı olmasına karar vermişlerdi. Son sahnede hastanede ölmek üzereyken hayatının farklı yaşlarındaki tüm bedenleri onu çevrelemişti. Onunla vedalaşıp teker teker çıkıyorlardı. Son olarak küçüklüğündeki çocuk hali kaldı. Bu çocuk onu elinden tutup kapıya kadar götürdü.
*Kapıya kadar geçirilmek güzeldir.*